KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/7055 E., 2012/15368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/11/2011
- Numarası
- 2007/360-2011/543
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.12.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat A... Ö... geldi. Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vek.Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 970 parsel sayılı taşınmazın davacıların miras bırakanı İ. Y. adına kayıtlı olduğu, komşu 989 sayılı parselin ise kayden davalıya ait bulunduğu, mahkemece yerinde uygulama yapılmak suretiyle fen bilirkişilerin düzenledikleri rapor doğrultusunda neticeye gidildiği görülmektedir.
Gerçekten de, tarafların malik oldukları taşınmazlarla ilgili mevcut çapların uygulanması neticesinde bir taşkınlık saptanmış ise de; temyiz aşamasında dosyaya ibraz edilen belgelerden, taşınmazların bulunduğu bölgede 3402 Sayılı Yasanın 22-a maddesi gereğince uygulama yapıldığı ve davalının taşınmazının yüzölçümü ile geometrik durumunun değiştiği anlaşılmaktadır.
O halde, davada yıkım isteği de bulunduğuna göre, taşınmazlarla ilgili yukarıda belirtildiği üzere yapılan uygulama sonrası oluşan çap kayıtları ve krokileri temin edilerek, keşfen uygulanmak suretiyle taşkınlığın mevcut olup olmadığının uygulamanın kesinleşip kesinleşmediğinin saptanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/7055, K. 2012/15368, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama