KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/7380 E., 2012/11932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- SAMSUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/12/2011
- Numarası
- 2011/240-2011/578
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup; davacının dava dilekçesinde dava değerini sadece ecrimisil isteği üzerinden gösterdiği ve harç yatırdığı, elatmanın önlenmesi isteği bakımından bir değer göstermediği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK'nun 413. (HMK'nun 20.maddesi) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16.maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve Harç yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır.
Hal böyle olunca, dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi isteğiyle ilgili olarak davacı tarafından bir değer belirtilmediği gözetilmek suretiyle, davacıya bu istek bakımından dava değeri sorularak açıklattırılması, belirtilecek değere göre harcın tamamlattırılması, keşif yapılarak gerçek dava değerinin tespiti halinde ise, bakiye harç tahsil edildikten sonra işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Diğer taraftan, kabul tarzı itibari ile de hüküm tarihi itibariyle davalının bir vekili olmadığı halde davalı lehine avukatlık parasına hükmedilmesi de isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/7380, K. 2012/11932, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama