KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/8749 E., 2013/531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2013
- Mahkemesi
- KOCAELİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2011
- Numarası
- 2010/461-2011/554
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi bakımından davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil bakımından ise istemin kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, altı dükkan, kargir ev nitelikli 8 parsel sayılı taşınmazın tapusunun davacı adına kayıtlı olduğu, davacının taşınmazın tümünü 01.10.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle davalıya öğrenci yurdu olarak kullanmak üzere kiraya verdiği, davacının zemin kattaki 2 nolu dairenin kira kapsamı dışında olduğunu iddia ekerek eldeki davayı açtığı, yargılama aşamasında taşınmazın boşaltıldığı bu nedenle elatmanın önlenmesi bakımından konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ne varki, her ne kadar davacı 2 nolu dairenin kira kapsamı dışında kaldığını iddia etmiş ise de taraflar arasında yapılan kira sözleşmesinde taşınmazın tamamının kiraya verildiği dosya içeriğinden ve tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır.
Öte yandan, haksız işgalcinin, malike ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatına (ecrimisile) dava tarihine kadar dönem için hükmedilebileceği, dava tarihinden sonraki dönem için istenen ecrimisilin ayrı bir dava konusu yapılabileceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, ecrimisil isteğinin reddedilmesi ve taşınmazın tümü kiraya verildiği için davacının dava açmakta haklı olmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/8749, K. 2013/531, 22 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama