KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/10028 E., 2013/13069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ZARA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/12/2012
- Numarası
- 2010/73-2012/178
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil, yıkım, eski hale getirme ve tazminat davası sonunda, mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, ecrimisil, elatmanın önlenmesi, yıkım, eski hale getirme ve tazminat isteklerine ilişkin olup, davacı dava dilekçesinde bütün istekleri yönünden dava değerini 6.500,00.-TL göstermişken, 31.03.2009 tarihli dilekçe ile yıllık 10.000,00.-TL üzerinden 50.000,00.-TL ecrimisil istediklerini belirtmiş, elatmanın önlenmesi (yıkım ve eski hale getirme dahil) ve tazminat istekleri bakımından ise bir değer belirtmemiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri, talep edilen ecrimisil ve tazminat toplamından elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32.maddelerinde hükme bağlamıştır.
Hal böyle olunca, dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğiyle ilgili olarak davacı tarafından bir değer belirtilmediği gözetilmek suretiyle, davacıya bu istekler bakımından dava değeri sorularak, açıklattırılıp, belirtilecek değere göre ve keşifte belirlenen değer üzerinden, bakiye harcın tahsil edildikten sonra işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/10028, K. 2013/13069, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama