KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/12049 E., 2013/14799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ÖDEMİŞ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/04/2013
- Numarası
- 2012/385-2013/225
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulü ile davacının diğer taleplerinin reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava,çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; davalının adına kayıtlı 869 parsel ile davacıya ait 871 parsel arasındaki taş duvarın zemin ile birleştiği yeri kazmak sureti ile yaptığı elatmasının önlenmesine, davalı tarafça, zemin yüzeyine naylon serilerek, yaklaşık 5 metre uzunluğunda, 1 metre genişliğinde, 10 cm kalınlığında bol çimentolu beton dökülmesine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı;kayden maliki olduğu 871 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki davalının, duvar örmek ve ağaç dikmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden;çekişme konusu 871 parselin davacı,869 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına kayıtlı olduğu, taraf parselleri arasındaki duvarın davacı tarafından örüldüğü ve davacı parseline davalının eylemli bir müdahalesinin olmadığı saptanmıştır.
Ne var ki;davacı yargılama aşamasında,davalının duvarın arka tarafını kazması suretiyle taşınmazının zarar gördüğü şeklinde iddiasını genişletmiş ancak davalı taraf iddianın genişletilmesine muvafakat etmemiştir.
Bu durumda, davacı taşınmazına davalının bir müdahalesi bulunmadığına;davacının yargılama aşamasındaki isteği bakımından usulüne uygun açılmış bir dava ve ıslah olmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılğılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/12049, K. 2013/14799, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama