KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/13900 E., 2013/15669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- MADEN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/05/2013
- Numarası
- 2012/47-2013/107
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
.Dava, "hile" hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacının, resmi akitteki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddiasını ispat bakımından imza örneği vermediği ve davayı sürüncemede bıraktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, davacı yargılama aşamasında imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında da bulunmuş ise de, davada ileri sürdüğü asıl istek olan "hile" iddiasından vazgeçmiş değildir.
Bilindiği üzere hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma hilede yanıltma söz konusudur. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 28/1. (6098 sayılı Türk Borçlar Kannunu'nun 36/1.) maddesinde açıklandığı gibi, taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Öte yandan, hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi, iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde gerekli araştırmanın yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddedilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/13900, K. 2013/15669, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama