KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/1414 E., 2013/5051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2013
- Mahkemesi
- AŞKALE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2012
- Numarası
- 2012/36-2012/123
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, taşınmazın teslimi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı İ. A.vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve taşınmazın teslimine ilişkin olup, Mahkemece, davaya konu tek katlı evin O.A.a ait olduğu, Aşkale Asliye Hukuk mahkemesinin 2011/95 eses - 2012/49 karar sayılı dosyası ile dava açtığı ve davasından feragat ettiği, bu dosyanın eldeki dosya bakımından kesin hüküm oluşturduğu, kalan kısım yönünden ise davalının haksız elatmasının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın davacı İ.A. ile birlikte dava dışı paydaşlar adına kayıtlı olduğu, davalının mülkiyetten kaynaklanan herhangi bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının payını O. A.'dan satın aldığı, o.a.'ın da 30/09/1992 tarihinde M. Y.z isimli kişiden satın aldığı, o.a.'ın taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkını bu tarihte edindiği, öncesinde bir hakkı bulunmadığı, tapu kaydının beyanlar hanesinde belirtilen evi satın alma ile edindiği taşınmaz üzerindeki bütün payını devretmekle de mülkiyet hakkı kalmadığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, tapuda kayıtlı olan bir taşınmazın Türk Medeni Kanunu (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu 237.(Borçlar Kanunu 213.) ve 2644 sayılı Tapulama Kanununun 26. maddeleri hükmü uyarınca, resmi olarak yapılmayan satışına değer verilemez. Ne var ki, haricen satın alma olgusu satın alan bakımından TMK’nun 994. maddesi ve 10.07.1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bedelden kaynaklanan kişisel hak sağlar.
Genel ilke bu olmakla birlikte davalının taşınmazı haricen satın aldığını dava dışı o.a.'dan satın aldığına dair Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/95 esas - 2012/49 karar sayılı dosya içerisinde bir kısım belgeler bulunmaktadır. Davalı, dava dışı o.a. ve T.
A. ile aralarındaki sözleşmeye dayalı harici satış bedelinden kaynaklanan kişisel hakkını kendi bayiilerine karşı ileri sürebileceğinden davacının mülkiyet hakkı karşısında haricen satın almaya ( kişisel hakka) değer verilemez.
Bundan ayrı mahkemece Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/95 esas - 2012/49 karar sayılı dosyası gerekçe gösterilerek ikinci kez dava açılamayacağı belirtilmiş ise de, anılan davanın o.a. tarafından davalıya karşı açıldığı, davacının bu davada taraf olmadığı eldeki dosya bakımından kesin hüküm oluşturmayacağı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, paylı mülkiyette her paydaşın elatmanın önlenmesi davası açma hakkı bulunduğu gibi elatmanın önlenmesi davaları tecavüzün devam ettiği sürece açılmasında engel bir durumda yoktur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/1414, K. 2013/5051, 8 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama