KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/14730 E., 2013/18322 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu,açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup mahkemece; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonucunda; 117 sayılı parsel bakımından davanın reddine, 116 ve 119 parseller bakımından ise elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile özellikle bozma ilamına uyularak yapılan araştırma ve inceleme sonucunda; çekişme konusu 116, 117 ve 119 parsel sayılı taşınmazlarda davacının paydaş olduğu, davalıların kayıttan ya da sözleşmeden kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, taşınmazın doğusundan ....geçtiği, anılan parselde paftada görülmeyen bir ark bulunduğu, çekişmeli arkın 116 ve 119 nolu parseller üzerinde yer aldığı, arkın davacı tarafından kapatılması üzerine davalılarca kepçe ile akışının yeniden sağlandığı ve bunun üzerine idareye yapılan başvuru üzerine idari men kararı alındığı,
böylelikle davaya konu ihtilafın çıktığı, davaya konu edilen arkın kadim ark olmadığı, kadastral paftasında yer almadığı saptanmak ve mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalıların öteki temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nun 297/2 maddesindeki düzenlemede “….taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, davanın kanıtlanması durumunda infaza elverişli ve isteğe uygun karar vermesi kamu düzenini de ilgilendirmesi nedeniyle kendiliğinden gözönüne alınmasıda zorunludur.
Ne var ki; mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; mahkemece yapılan uygulama sonucu elde edilen Fen Bilirkişinin gerek 04/11/2011 tarihli, gerekse 15/04/2013 havale tarihli krokili raporlarında, davalıların davacıya ait 119 parsel sayılı taşınmazda sulama arkı açmak suretiyle müdahale ettikleri belirlendiği ve müdahaleye konu sulama arkı (A) harfi ile 1232 m² olarak gösterildiği halde hüküm yerinde müdahale edilen bölüme yer verilmeksizin başka bir değişle 6100 sayılı HMK’nın 297/2 maddeleri gözardı edilerek uyuşmazlığı çözecek nitelikte bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi kabule göre de reddedilen bölüm bakımından dava dilekçesinde gösterilen ve harçlandırılan değer üzerinden, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücreti taktir edilmemesi de isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/14730, K. 2013/18322, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama