KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/15884 E., 2014/369 K.·Mahkemesi : Of Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2014
- Tarihi
- 26/12/2012
- Numarası
- 2010/530-2012/578
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı (karşı davalı) tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım, karşı dava elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı-karşı davalı tarafça kadastro sırasında tespite ve taşkın inşaata itiraz edilmediği, bu nedenle artık elatmanın önlenmesi ve yıkım istenmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, davalı-karşı davacının ise iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden, 111 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davacının-(karşı davalı) mirasbırakanına ait olduğu, 111 ada 27 parsel sayılı taşınmazdaki yapıların davacı-(karşı davalı) parseline taşkın biçimde inşa edildiği ve davalı-(karşı davacı) tarafından kullanıldığı, 111 ada 27 parsel sayılı taşınmaza davalı-(karşı davacı) ile birlikte dava dışı kişilerin elbirliği halinde malik oldukları anlaşılmaktadır.
Yıkım istekli davalarda husumetin yapının bulunduğu taşınmazın tüm maliklerine yöneltilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; öncelikle yapının yer aldığı 111 ada 27 parsel sayılı taşınmazın diğer maliklerinin davada yer almalarının sağlanması, ondan sonra işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözetilmeksizin yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/15884, K. 2014/369, 15 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama