KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/16063 E., 2014/194 K.·Mahkemesi : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2014
- Tarihi
- 15/05/2013
- Numarası
- 2011/102-2013/191
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 2774 ada 9 parsel sayılı kargir dükkan vasıflı taşınmazda davalı Nurullah'ın paydaş olduğu, diğer davalı C.'ın ise kayıttan kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, İstanbul 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06.10.2010 tarihli ve 2010/174 E. 2010/794 K. sayılı ilamı ile İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/362 E. sayılı dosyasında görülmekte olan “ ortaklığın giderilmesi” davasına münhasıran, taşınmaz paydaşlarından Sadık, M.
M., D., S., Z., K., İ. ve N.yi temsilen İstanbul Deftardarının “ kayyım” olarak atandığı, eldeki davanın anılan paydaşlar adına kayyım sıfatıyla açıldığı, mahkemece Türk Medeni Kanunun 477/1. maddesi uyarınca temsil kayyımlığının, görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona ereceği, davacının dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İstanbul Defterdarı olan ve İstanbul 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/174 E esas sayılı dosyası ile kayyım olarak atanan davacı, her ne kadar mevcut yetkisine dayanarak eldeki ecrimisil davasını açmış ise de; temsil kayyımlığı sadece yetki verilen konu ile sınırlı olan işlemleri yapma yetkisi verdiğinden davacının eldeki davayı açma yetkisi bulunmadığı kuşkusuzdur.
Öte yandan, davada kanuni temsil 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 52.maddesi uyarınca bir dava şartı olup aynı kanunun 155/2. maddesi uyarınca “ Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. “ düzenlemesini içermektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece HMK'nın 115/2 maddesine göre işlem yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/16063, K. 2014/194, 14 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama