KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/17253 E., 2013/14733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
- Mahkemesi
- DÖRTYOL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2012
- Numarası
- 2010/1063-2012/304
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, tespit davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve birleşen davalı vekili yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Asıl davada davacı A.kayden maliki olduğu 1449 parsel sayılı taşınmaza davalın yapılanmak suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürüp elatmanın önlenmesine karar verilmesini; davalı – birleşen davacı E.ise, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıyı kendisinin yaptığının tespiti ile bu hususun tapuya şerh verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalı- birleşen davacının haklı ve geçerli bir nedeni olmadığı halde davacının sonradan paydaş olduğu taşınmaza bina yapmak suretiyle müdahalede bulunduğu saptanmak suretiyle asıl davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki, dava konusu taşınmazda hiç malik olmayan davalı - birleşen davacı E.'nin, önceki paydaşların rızası dahilinde anılan binayı inşa ettiği şeklindeki savunmasının kendisine kişisel hak bahşettiği ve ancak bayine karşı ileri sürülebileceği gibi kayıt maliki davacıyı bağlamayacağı da açıktır.
Hal böyle olunca, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, asıl davada verilen kararla çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/17253, K. 2013/14733, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama