KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/17344 E., 2014/4337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2014
- Mahkemesi
- SİNCAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2013
- Numarası
- 2012/183-2013/192
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu mesken nitelikli 4 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde ecrimisil isteği yönünden dava değerini 5.000,00 TL olarak belirtirken elatılan taşınmazla ilgili olarak bir değer göstermemiş, yapılan keşif sonucu bilirkişilerden alınan raporda toplam ecrimisil miktarının 9.861,00 TL olarak hesaplanması sonucu ecrimisil isteği ıslah edilmiş ancak taşınmazın değeri ile ilgili bir tespit yapılmamıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 sayılı HMK'nin 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve gerekli olan harcın alınması zarureti vardır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Kanunun 32. maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Hal böyle olunca, dava dilekçesinde elatıldığı iddia edilen yerle ilgili olarak davacı tarafından bir değer belirtilmediği gözetilmek suretiyle, davacıya bu istek bakımından dava değeri sorularak açıklattırılması, belirtilecek değere göre harç ikmali yaptırılarak, işin esasına girilmesi, keşifte hazır bulunan bilirkişiden elatılan taşınmazın değeri yönünden ek rapor alınması soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/17344, K. 2014/4337, 26 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama