KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/20898 E., 2014/10647 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2014
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacılar, kayden maliki oldukları 7305 parsel sayılı taşınmazdaki 60 nolu bağımsız bölümü davalının haksız biçimde kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, önceki malikin kiracısı olduğunu, kendisine ihtarname ile ödenmesi gereken kira bedeli ve ödeme yerinin bildirilmediğini, kira borcu bulunmadığını, taşınmazda iyileştirmeye yol açacak tamir ve tadilat yaptığını, 11.000,00.-TL. masrafın ödenmesi halinde taşınmazı tahliye edebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Elatmanın önlenmesi isteğinin reddine, ecrimisil isteği bakımından mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “ dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın devamı sırasında davacının taşınmazı 03.09.2010 tarihinde .....,a satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece temlik tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'un 186.
(HMK'nin 125) maddesi hükmü gözetilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi, davanın devamı sırasında taşınmazı temellük eden ......,'ın Kadıköy Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 2011/300 Esas sayılı dava dosyası ile aynı isteklerle davalı aleyhine açtığı dava ile birleştirilmesi yönündeki talep reddedilerek eldeki dava da yazılı olduğu şekilde hükme bağlanmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; taşınmazı sonradan edinen kişinin açtığı davayı, aynı irade bütünlüğü içerisinde davalıya karşı yöneltilmiş kabul etmek gerekir. Zira hakkında HUMK'nun 186. maddesi uygulansa idi ayrı bir dava açmasına gerek kalmaksızın eldeki davayı sürdürmesi olanaklı iken usuli işlem mahkemece tamamlanmadığı için ayrı bir davanın açıldığı görülmektedir.
Hal böyle olunca; taşınmazı sonradan edinen .......,'ın açtığı davanın eldeki dava ile birleştirilmesi, ondan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delillerin toplanması, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi ve 4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İ.B.K. uyarınca TMK'nın 683. ve devamı maddelerinden kaynaklanan elatmanın önlenmesi davalarında dava değeri elatılan yerin değeri, ecrimisil ve varsa yıkımı istenilen yapının değerinin toplamından ibarettir.
Somut olayda da, davacı dava dilekçesinde 10.000' lira değer gösterilmek suretiyle açıldığına göre ecrimisil isteğinin incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile anılan istek bakımından görevsizlik kararı verilmesi de isabetsizdir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/20898, K. 2014/10647, 29 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama