KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/21017 E., 2014/10264 K.·Mahkemesi : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2014
- Tarihi
- 06/09/2013
- Numarası
- 2009/530-2013/346
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 248 ada 25 parseldeki 4 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından yüklenici ile yaptığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığı, davacının çekişme konusu bağımsız bölüme ilişkin yüklenici ile arsa sahipleri aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabul edilerek hükmün 14.05.2009 tarihinde kesinleştiği, bu şekilde bağımsız bölümün davacı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mülkiyet hakkına değer verilerek el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu hususa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, ecrimisil, kayıt malikinin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tür haksız işgal tazminatıdır. Somut olayda, davalı bağımsız bölümü teslim alıp kullanmaya başladığında iyi niyetlidir. Ne var ki, bu iyi niyetli kullanım davacı tarafından açılan iptal ve tescil davası sonucu verilen kararın kesinleşmesi ile son bulmuştur.
Hal böyle olunca, bağımsız bölümün davacı adına tesciline ilişkin davada davalı, taraf olmadığına göre, davacının açtığı iptal ve tescil davasının kabulüne ilişkin olarak verilen kararın kesinleştiği 14.05.2009 tarihinden eldeki davanın açıldığı tarihe kadar olan süre bakımından hesaplanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/21017, K. 2014/10264, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama