KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/2896 E., 2013/5876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
- Mahkemesi
- KASTAMONU SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/07/2012
- Numarası
- 2011/1438-2012/1051
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 680 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı,komşu 681 sayılı parselin ise dava dışı kişi adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, kayden maliki olduğu 680 parsel sayılı taşınmaza davalının el attığını ve bu taşınmaz üzerine diktiği 7 adet ağaç kendi taşınmazına zarar verdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, yerinde yapılan 25.11.2011 tarihli keşif neticesinde fen bilirkişisinin krokisinde tecavüzlü kısmın 11.19 m2 olarak saptandığı ve krokili rapor düzenlendiği;davalı vekilinin itirazı üzerine yeniden yapılan 15.05.2012 tarihli keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda ise tecavüzlü kısmın 5.14 m2 olarak belirtilerek rapor verildiği görülmektedir.
Mahkemece;ikinci kere yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Bilindiği üzere, çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada, çekişmeli yer ile tarafların ellerinde bulunan kısımların sınırları alınacak ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır.
Daha sonra belirlenen bu durum gözönünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını, varsa miktarını açıkca gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/2896, K. 2013/5876, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama