KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/3691 E., 2013/4459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
- Mahkemesi
- ÇORLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/09/2011
- Numarası
- 2007/427-2011/453
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan S..tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, çaplı taşınmazlara elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacıların maliki oldukları 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlara elatmanın önlenmesi istemiyle açtıkları davada, mahkemece önceden verilen kararın, Daire’nin 04.06.2007 tarih ve 2007/4947 Esas, 2007/6420 sayılı kararı ile, çekişme konusu taşınmazlar ile 113 parsel sayılı taşınmazın kısmen iç içe girdikleri (tedahül ettikleri) ve bu bölümlerde çifte tapu oluşmasının mükerrer kadastrodan kaynaklandığı,
eldeki davanın çözüme kavuşturulabilmesi için 3402 sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca mükerrer tapu kaydının iptal edilmesinin zorunlu bulunduğu belirtilerek bu yönde açılacak davanın bekletici sorun kabul edilmesi ve orada belirlenecek mülkiyet durumuna göre eldeki davanın çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulanmıştır.
Bozma ilamından sonra açılan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/102 Esas, 2011/6 Karar sayılı dosyasında, 113 parselin 5820 m2 lik bölümünün tapusunun mükerrer kadastro ile oluşturulduğu gerekçesiyle iptaline, 11 parsel tapuya kayıtlı olduğundan tescil talebinin reddine karar verildiği ve bu kararın 11.05.2011 tarihinde kesinleştiği, yine bu dosya içerisindeki Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/153 Esas, 2010/108 sayılı kararı ile, 10 parsel sayılı taşınmaz hakkında mükerrerlik iddiası ile davacılar tarafından 16 parsel maliki aleyhine açılan davanın kabulle sonuçlandığı ve bu kararın da 27.7.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece çekişme konusu 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak, mükerrer kadastro nedeniyle açılan tapu iptal davaları sonucunda verilen kararlar ve bu kararlara esas krokiler mahallinde uygulanmak suretiyle, bozma ilamında belirtildiği üzere oluşan mülkiyet durumunun tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması, belirlenen mülkiyet durumuna göre çekişmeli taşınmazlara tecavüz bulunup bulunmadığı ve kapsamının tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, anılan husus gözardı edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/3691, K. 2013/4459, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama