KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/4187 E., 2014/722 K.·Mahkemesi : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2014
- Tarihi
- 29/11/2012
- Numarası
- 2012/306-2012/438
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar ve davalılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.01.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar (karşı davacılar) S..
T.., M.T.ve vekili Avukat S.T. geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edenler vekili Avukat ve dahili davalı M.. Ö.. gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi isteğine, karşı dava ise, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında mahkemece, davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilerek karşı davada, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, zorunlu ve faydalı masraflar bedeli olarak 21.612.50 TL.nin tahsiline hükmedilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu’nun 994. maddesi ilk fıkrasında, “ iyiniyetli zilyet, geri vermeyi isteyen kimseden şey için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri tazmin etmesini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten kaçınabilir” hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda, her ne kadar mahkemece, bozma ilamına uyularak zorunlu ve faydalı masraf bedeline hükmedilmişse de, davalıların iyi niyetli olup olmadıkları bakımından hükme yeterli bir araştırma yapılmadan, bozma öncesinde afaki olarak düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden, dosya kapsamına uymayan, kendi içinde çelişen gerekçe ile yazılı olduğu üzere hüküm tesis edildiği görülmektedir.
Mahkemece, noksan soruşturma ile yetinilerek karar verilmesinin doğru olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca; mahkemece, Türk Medeni Kanunun 994. maddesi bakımından dosyadaki bilgi ve belgelere dayalı olarak değerlendirme yapılması, mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak bilirkişiden davalıların yükleniciden haricen satın aldıkları dava konusu taşınmaza yaptıkları zorunlu ve faydalı giderlerin neler olduğunun tespit eden ve denetime elverişli, uygulamayı gösterir rapor alınması, belirlenen bu imalatların yapımında davalıların iyi niyetli olup olmadıklarının değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/4187, K. 2014/722, 21 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama