KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/438 E., 2013/4784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2013
- Mahkemesi
- LAPSEKİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/09/2012
- Numarası
- 2012/88-2012/139
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalı Mehmet Suavi haricindeki diğer davalılar yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . .raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalı M.S.haricindeki diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; özellikle hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda çekişme konusu 10 nolu bağımsız bölüm haricindeki diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının tüm, davalıların öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine
Davalıların 10 nolu bağımsız bölüm yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava dilekçesinde miras bırakanın yaptığı temlikler nedeniyle10 nolu bağımsız bölüm yönündende tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, ancak kayıt maliki E.N.taraf gösterilmemiş ise de yargılama sırasında davacının E. N.yönünden dahili dava dilekçesi ibraz ettiği halde mahkemece E.ye dahili dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin bu taşınmaz yönündende kabul kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dahili davalı E.N.a dava dilekçesi tebliğ edilmediğine göre, davalıya delillerini sunma olanağı ve savunma hakkı verilmeksizin, usulü dairesince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, çekişme konusu 10 nolu bağımsız bölüm yönünden öncelikle taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra iddia ve savunma doğrultusunda delillerin toplanarak sonucuna göre işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken anılan husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/438, K. 2013/4784, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama