KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/4620 E., 2013/6678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- GAZİANTEP 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/12/2012
- Numarası
- 2011/956-2012/1330
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, tetkik hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp, düşünüldü; Dava, ecrimisil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 348 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davacı ile davalının elbirliği mülkiyeti üzere paydaş oldukları, dava dışı paydaşlarında da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, paydaşı olduğu taşınmazda bulunan binayı davalı kardeşinin tasarruf ederek kira paralarını aldığını, kendisine payına isabet kira bedelini vermediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı, yargılamaya katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir.
Ne var ki, davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Hemen belirtmelidir ki; yargılamanın sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.
6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi (HUMK’nun 73. maddesi), Uluslar arası sözleşmeler ve Anayasa'nın 36. maddesiyle en temel hak olarak kabul edilen hukuki dinlenilme hakkı karşısında, mahkeme tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Esasen, taraf teşkilinin sağlanması Anayasa’nın 90/son maddesi aracılığıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi hükmü uyarınca adil yargılanma hakkının da bir gereğidir.Somut olayda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 52. maddesi bağlamında taraf teşkilinin sağlandığı söylenemez. Dosya kapsamı ile, tarafların kardeş oldukları, davalının uzun yıllardır Almanya ülkesinde yaşadığı, adresinin Herman-rinng Str.
3447259 Dusiburg-Almanya bulunduğu, davacının dava açarken davalı Türkiye’de ikamet ediyormuş gibi Türkiye’de adresi gösterdiği ve bu adreste kuzenine tebligat yapılarak yargılamaya devam edildiği görülmektedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/4620, K. 2013/6678, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama