KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/4711 E., 2013/6506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2013
- Mahkemesi
- MANİSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/10/2012
- Numarası
- 2012/73-2012/398
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 1086 sayılı HUMK'nun 413. (HMK'nın 120) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile yıkımı istenen yapı değerinin toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur .
Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Somut olayda, dava, yıkımı istenen yapı değeri üzerinden Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış ve değer yönünden verilen görevsizlik kararı ile dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, ancak görevsizlik kararına esas alınan dava değeri üzerinden harç ikmali yapılmadığı gibi, el atmanın önlenmesi isteği de harçlandırılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri ile görevsizlik kararına esas alınan dava değeri toplamı üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/4711, K. 2013/6506, 30 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama