İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/5363 K.2013/8599

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2013/5363Karar2013/8599Tarih28 Mayıs 2013Okuma5 dk · 1.001 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2013/5363 E., 2013/8599 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2013
Dava türü
YARGILANMANIN YENİLENMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.001 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar;..... mirasçıları olduklarını, yargılamanın iadesi talebine konu dava dosyasındaki 24/12/1979 tarihli, ilk bozma ilamından 13 gün sonra 06/01/1980 tarihinde davacı ....'ın öldüğünü ancak .... mirasçılarına bir tebligat yapılmadan, vekil aracılığıyla yargılamanın yürütüldüğünü, vekilin ölümle birlikte temsil yetkisinin dolayısıyla vekalet görevinin sona erdiğini, davacı ve davalının amca çocukları olup aynı köyde taksim yoluyla paylaşılan evi müştereken kullandıklarını, murisin ölümünden haberdar oldukları halde mahkemeye bildirmediklerinden kötüniyetli olduklarını, mirasçıların yokluğunda davaya devam edilemeyeceğini,

taraf ehliyetinin sağlanmadığını, vekalet ilişkisi sona eren vekilin davayı takip edemeyeceğini, yaptığı tüm işlemlerin yok hükmünde olduğunu vurgulayarak 17/12/2008 tarihli kadastro tespit çalışması sırasında zilyetlik iddiasında bulunarak yargılamanın iadesine konu edilen karara dayandıklarını, ilgili kararın kadastro tespit sonucunu etkileyeceğini ve yargılamaya mirasbırakan ....'ın ölüm tarihi olan 06/01/1980 tarihinden itibaren kaldığı yerden devam edebilmek için 1980/282 Esas, 1980/294 tarihli kararın HUMK'nun 445. maddesi uyarınca ortaradan kaldırılması isteği ile eldeki davayı açmışlardır.

.... mirasçısı olan bir kısım davalılar yargılamanın iadesi koşullarının gerçekleşmediğini davacıların dava açmakta hukuki yararları olmadığını kesinleşmiş hükmün hukuki sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde karar verilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlar, bir kısım davalılar ise, davaya karşı beyanda bulunmamışlardır.

Mahkemece; davacı ....'ın ölüm tarihinde mirasçılarından bir kısmının reşit olduğu mirasbırakanları babaları ile davalıların murisi olan amcaları arasındaki davadan haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı,

lehlerine olan ilk mahkeme kararı ile bozma ilamından haberdar olan davacıların murislerinin ölümünden sonra henüz kadastrosu yapılmamış olan taşınmazla ilgili olarak kendileri için kesin hüküm teşkil edecek şekilde karar verilmesini önlemek amacıyla murislerinin ölümünü mahkemeye ve hatta murislerinin vekiline bildirmeyen davacıların bu defa yargılamanın iadesini talep etmelerinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceği öteyandan davalı olarak gösterilen ...'ın, davalı .... mirasçısı olmadığı bu kişi hakkındaki davadan feragat edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.5.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalılar ... vd. vekili Avukat ve diğer davalı asiller gelmediler yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava; yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.

Yargılamanın iadesi istenilen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/1089 Esas, 1979/130 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacısının ...., davalısının .... olduğu, mirasbırakanı .....

1308 tarih, 95-96 nolu, tapulu taşınmazın bir bölümüne davalının yapılaşmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunulduğu, davanın yapılan yargılaması sonunda 1308 tarih, 95 nolu taşınmazda tapu maliki ...'nın tek mirasçısı olduğu, davalının paydaş olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle 17/05/1979 tarihinde elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verildiği,

davalının temyizi üzerine Dairenin 24/12/1979 tarih, 1979/14622 Esas, 14909 Karar ilamı ile "..davacının murisi .... tapu kaydına dayalı olarak elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuş ise de davalının çekişmeli taşınmazda 60 yılı aşkın süreden beri nizasız fasılasız zilyet olduğu, davacının murisinin de 1927 'de öldüğü, taşınmazın tapulama bölgesinde olduğu, dayanak tapu kaydının 766 sayılı Yasanın 32/d maddesi gereğince hukuki değerini yitirdiği,bu nedenle davanın reddi gereğine" değinilerek bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği,

davacının karar düzeltme talebinin Dairenin 25/04/1980 tarih, 1980/5055 Esas, 1980/5710 sayılı ilamı ile reddedildiği, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde 30/12/1980 tarih, 1980/282 Esas, 1980/294 sayılı karar ile davanın reddedildiği, kararın davacı vekilince temyizi üzerine sonuç olarak Dairenin 02/10/1982 tarihli kararı ile onandığı, ancak onama ilamının taraf vekillerine tebliğine ilişkin tebligat mazbatalarının bulunmadığı gibi dosyada, karar kartonunda da kesinleştiğine dair bir açıklamanın olmadığı anlaşılmaktadır.

Gerçekten de; ....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/1089 Esas, 1979/130 sayılı davanın kabulüne ilişkin kararın ilk kez Dairenin 24/12/1979 tarihli ilamı ile bozulduğu, davacı ....'ın 06/01/1980 tarihinde öldüğü ancak mirasçıların davaya dahil edilmeden, vekili aracılığıyla yargılamanın sürdürüldüğü, hükmüne uyulan bozma ilamı sonucunda davanın reddedildiği ve sonuçta 02/10/1982 tarihli ilamla red kararının onandığı, ilgili kararın kesinleştirildiğine dair bir şerhin bulunmadığı,

taşınmazın yeraldığı bölgede başlatılan 17/12/2008 tarihli kadastro tespit çalışmaları sırasında davalının mirasçılarının red kararına dayanarak zilyetlik iddiasında bulundukları, davalılar lehine yapılan kadastro tespitine karşı ....

Kadastro Mahkemesinde açılan 2009/151 Esas sayılı, tespite itiraz davasına esas alınmak üzere yargılamanın iadesi istekli davanın açıldığı, mahkemece davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı, dava açmakta kötüniyetli oldukları, yargılamanın iadesi koşulları gerçekleşmediği sonucuna varılarak talebin reddine karar verildiği görülmektedir.

Bilindiği üzere; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu 445. maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesi ancak kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Yukarıda açıklanan olgular karşısında 30/12/1980 tarih, 1980/282 Esas, 1980/294 sayılı davanın reddine ilişkin onanma ilamının davacı yanın mirasçılarına tebliğ edilmediği gözetildiğinde kararın kesinleştiği söylenemez. O halde 1086 sayılı HUMK'nun 445. maddesinde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 374. ve 375. maddesinde paralel düzenlemeler karşısında yargılamanın iadesi koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddine ilişkin karar verilmesi doğru ise de mahkemenin davacı yanın dava açmakta kötüniyetli olduğu yönündeki değerlendirmesinin isabetli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Şöyle ki; davacıların murisinden intikal eden ve kadastro tespitinde tapu kaydına dayalı olarak 130 ada, 121 parsele revizyon gördüğü ve ....

Kadastro Mahkemesinin 2009/151 Esas sayılı tespite itiraz davasına konu olan taşınmazın mülkiyet durumunun belirlenmesinde elatmanın önlenmesi ve yıkım davasında alınacak sonucun bağlayıcı olacağı dolayısıyla dava açmakta hukuki yararları olduğu gibi 1086 sayılı HUMK'nun 79 maddesi uyarınca da hiç kimsenin kendisi ile ilgili bir konuda dava açmaya ve takibe zorlanamayacağı gibi, murislerinin ölümünü mahkemeye bildirmeyip,

mahkeme lehlerine olarak verilmiş iken Dairenin bozma ilamıyla aleyhlerine dönen men'i müdahale davasını takip etmeyen davacıların kötüniyetli olarak addedilmesinin TC.Anayasasının 36. maddesi ile teminat altına alınan hak arama hürriyeti ile bağdaşmadığı, dolayısıyla mahkemenin gerekçesinin hukuki bir dayanağının olmadığı açıktır.

Diğer taraftan, 818 sayılı Borçlar Kanununun 397/1. maddesindeki düzenleme karşısında (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 513/1.) vekil edenin ölümü ile vekalet yetkisinin sona ereceği de tartışmasızdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca; dosya içeriğine, toplanan delillere ve özellikle, davacı yanın dilekçesinde bildirdiği vakıaların 1086 sayılı HUMK’nun 445. maddesinde sayılı nedenlerden hiçbirine uymadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olması bu gerekçe ile sonucu itibariyle doğru olduğuna göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün (6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi gereğince) ONANMASINA, 28.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/5363, K. 2013/8599, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/5363
Karar No
2013/8599
Tarih
28 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/5364 K.2013/8464
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/5364 K.2013/10071
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/5365 K.2013/10408
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/5365 K.2013/5761
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/5365 K.2013/6762
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/5365 K.2013/6953

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.