KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/5750 E., 2013/8362 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2013
- Dava türü
- TENKİS
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakan babaları ....'in 27 parsel sayılı taşınmazı ile 1 parsel sayılı taşınmazdaki payını 07.02.2007 tarihinde oğlunun çocukları olan davalı torunlarına bağışladığını, murisin kız çocuklarını mirastan mahrum etmeyi amaçladığını, saklı paylarının açıkça etkisiz bırakıldığını ileri sürerek, saklı payları oranında iptal ve tescile, mümkün olmadığı takdirde tenkisi gereken kısmın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, miras bırakan ile anne ve babalarının ilgilenip bakmaları sebebi ile minnet duygusu ile temliklerin yapıldığını, saklı payları zedeleme kastının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların çekişme konusu temlikleri öğrenmelerinden 1 yıl sonra dava açtıkları gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davanın reddine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak; miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 571/1. maddesindeki; “ Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. ” hükmünün “ Hak Düşürücü Süreler ” başlığı adı altında düzenlenerek açıkça anılan sürelerin hak düşürücü olduğu belirtildiği halde, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilecek yerde zamanaşımı nedeniyle ret kararı verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/5750, K. 2013/8362, 23 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama