KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/6413 E., 2014/6866 K.·Mahkemesi: İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2014
- Tarihi
- 21/01/2013
- Numarası
- 2012/47-2013/10
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları adına tapuda kayıtlı 8050 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki binayı davalının depo olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece”....Oysa, mahkemece, hükme elverişli olacak şekilde bozma doğrultusunda araştırma, inceleme ve soruşturma yapıldığı söylenemez. Zira öncelikle ecrimisilin başlangıcına esas teşkil etmek üzere davalının çekişme konusu taşınmaza hangi tarihten itibaren elattığının taraf tanıkları da dinlenmek suretiyle kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması, gerekirken anılan hususun gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Kabule göre de, asıl davada talep edilen ecrimisil miktarı ıslah suretiyle arttırılmış ise de, arttırılan miktar bakımından faiz isteminde bulunulmadığı halde, bu kısma hem de dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01.04.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat C.. D.. ile temyiz edilen davacılar D.. S.. v.d. vekili Avukat G.. Ç.. geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilen davacı Y.. B.. vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Öte yandan, mutlak olarak el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, davacıların payları oranında el atmanın önlenmesine karar verilmiş olması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Ne var ki, asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin olarak mahkemece verilen 09.12.2010 tarihli karar davacılar tarafından temyiz edilmemiş, davalının temyizi üzerine karar bozulmuştur. O halde davalı yararına Avukatlık Ücreti yönünden usuli kazanılmış hakkın doğduğu sabittir. Buna göre davacılar yararına asıl ve birleşen davalarda 09.12.2010 tarihli karardaki Avukatlık Ücretine hükmedilmesi gerekirken usuli müktesep hak göz ardı edilmek suretiyle fazla Avukatlık Ücreti verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/6413, K. 2014/6866, 1 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama