İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/6815 K.2013/10930

Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları…

Esas2013/6815Karar2013/10930Tarih1 Temmuz 2013Okuma5 dk · 1.087 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2013/6815 E., 2013/10930 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Temmuz 2013
Mahkemesi
ANKARA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
06/02/2013
Numarası
2012/45-2013/49
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.087 kelime·5 dk okuma

Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, eski belediye başkanı olan davalı H.

D..'in 1382 parsel sayılı taşınmazda 160/960 payı, 2259 parsel sayılı taşınmazda ise 1/3 payı mevcutken Bağlum Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması sonucu 1382 parselin dava konusu 879 ada 1 parsele, 2259 parselin ise dava dışı 1782 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 parseller ile dava konusu 1600 ada 8 ve 11 parsel, 1782 ada 7 parsel, 1794 ada 1 parsel ve 1743 ada 5 parsele gittiği böylece 879 ada 1 parsel, 1782 ada 7 parsel, 1794 ada 1 parsel ve 1743 ada 5 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ile belediyenin paydaş oldukları bilahare belediye meclisinin,

davalının da belediye başkanı olarak katıldığı 06.01.1999 tarihli 1999/1 sayılı kararıyla Hazine arsalarının satışının yapılmasına karar verildiği ve buna istinaden yine davalının başkan olarak katıldığı ve imzaladığı 07.04.1999 tarihli Encümen kararlarıyla 1782 ada 7 1794 ada 1, 1743 ada 5 ve 879 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki belediye paylarının davalıya satışına karar verildiği ve 15.04.1999 tarihinde taşınmazların davalı adına tescil edildiği, davalının belediyeden aldığı paylarla birlikte 879 ada 1, 1794 ada 1, 1743 ada 5 parseldeki paylarını 22.06.2002 tarihinde dahili davalı İ.

F..'e temlik ettiği, 1782 ada 7 parseldeki payını da 18.01.2002 tarihinde dava dışı M..'ya devrettiği, bu kişilerin de taşınmazları bir kısmı davalının çocukları olan dahili davalılara temlik ettikleri, aşamada 879 ada 1 parselin 1848 ada 3 ve 1312 ada 6 parsellere, 1743 ada 5 parselin de 2857 ada 6 ve 2880 ada 1 parsellere imaren gittiği, sonuç itibariyle 879 ada 1 parselden 1312 ada 6 parsele giden payın dahili davalı F. ve F...

1848 ada 9 parsele giden payın dahili davalı İ. F.., 2857 ada 6 ve 2880 ada 1 parsellere giden payın dahili davalı F.., 1782 ada 7 parselin dahili davalı A.Ö.. ve A. S.., 1794 ada 1 parselin ise dahili davalılar C., O.., F., A.. ve S.. üzerinde kaldığı anlaşılmaktadır

Somut olayda davacının, davalı H. D..'in belediye başkanı olduğu dönemde yapılan imarlar, kendi katılımı ile alınan kararlar ve usulsüz işlemlerle belediye paylarını aldığını, davalı adına yapılan tescillerin yolsuz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı görülmektedir. Gerçekten de imar uygulamaları ile oluşan dava konusu 879 ada 1, 1743 ada 5, 1794 ada 1 ve 1782 ada 7 parsel sayılı taşınmazlardaki belediye payının satışının yapıldığı tarihte davalı H.

D..'in Bağlum belediye başkanı olduğu anlaşılmaktadır.

Anılan taşınmazlarda belediye paylarının satışının belediye meclisi ve belediye encümen kararına dayalı olarak yapıldığı, satışa dayanak teşkil eden 06.01.1999 tarih ve 1999/1 sayılı belediye meclis kararı ile satışın yapıldığı 07.04.1999 tarih ve F/23-81, 82, 83 ve 87 sayılı belediye encümen kararlarına dönemin belediye başkanı olan ve taşınmazları edinen davalı H..'nın bizzat katıldığı ve kararda imzasının bulunduğu resmen sabittir. M..

1580 sayılı yasannıın 80. maddesinde olduğu gibi 5393 sayılı Belediye Kanununun 35. maddesinin 6. fıkrasında da encümen üyelerinin münhasıran kendileri ile ilgili işlerin görüşüldüğü encümen toplantılarına katılamayacakları açıkça düzenlenmiştir.

Bu durumda yasaya açıkça aykırılık oluşturan sicilin dayanağı idari işlem şeklen ayakta olsa bile bu tasarrufa hukuki netice bağlanamayacağı, başka bir ifadeyle böyle bir işleme dayalı tescilin yolsuz olacağı ve idari işlemin ayakta olmasının yolsuz tescil olma durumunu değiştirmeyeceği tartışmasızdır.

Öte yandan, dava konusu taşınmazların 2. ve 3. el konumunda olan dahili davalılara temlik edildiği anlaşılmaktadır. Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alışverişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023.maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Diğer taraftan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke M.K.nun 1023.maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 08.11.1991 tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Bu durumda davalı H..'dan gelen taşınmaz veya hisselerle ilgisi bulunmayan dahili davalı Sadık hakkında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktaır.

Buna karşın davalı H..'dan gelen taşınmazlardan bir kısmının çocukları adına kayıtlandığı, bu kişilerin davalının çocukları olmaları nedeniyle durumu bilmeleri veya bilebilecek durumda olmaları nedeniyle iyiniyet iddialarının dinlenemeyeceği açıktır. Ancak davaya dahil edilen diğer kişilerin iyiniyetli olup olmadıklarının tespiti gerekmektedir.

Hal böyle olunca, davacı belediye tarafından davalı Hamza Dağdeviren'e yapılan satışların hukuki dayanaktan yoksun olduğu gözetilerek son kayıt maliki 2. ve 3. el olan dahili davalıların iyiniyetli olup olmadıklarının araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 1.7.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/6815, K. 2013/10930, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/6815
Karar No
2013/10930
Tarih
1 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/6816 K.2013/7890
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/6816 K.2013/19206
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/6817 K.2013/7891
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2013/6817 K.2013/11145
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/6818 K.2013/7892
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/6818 K.2013/18323

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.