KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/8027 E., 2014/1148 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2014
- Dava türü
- ALACAK-HAPİS HAKKI TANINMASI-ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, konfeksiyon işi yapmakta iken işlerinin bozulması sebebi ile davalıdan aldıkları 70.000,00 TL borcun teminatı olarak kayden paydaşı oldukları 771 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümü satış suretiyle davalıya temlik ettiklerini, aralarında;
taşınmazı değerinde satın alacak müşteri çıktığında dairenin satılıp borç ödenerek bakiye miktarın kendilerine kalması yönünde anlaştıklarını, ancak davalının taşınmazın 3. kişilere devrine yanaşmadığını ve çekişme konusu yer için ödediği bedelin yeterli olduğunu bildirip tahliye etmelerini istediğini, bilirkişilerin satış tarihinde taşınmazın değerini 115.000.-TL olarak belirlediklerini, buna göre davalının 45.000.-TL borcunun bulunduğunu ileri sürerek, belirtilen miktarın faizi ile birlikte tahsiline ve hapis hakkı tanınmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların muvazaaya dayalı iddialarını yazılı belge ile ispat etmeleri gerektiğini, dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra davacılar aleyhine açtığı elatmanın önlenmesi davasında emlakçı olmayan bilirkişinin belirlediği rapora itibarla borcunun olduğunun kabul edilemeyeceğini, hapis hakkı tanınması isteğinin yasal dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı birleşen davasında ise, 771 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümü 31.03.2006 tarihinde kardeşi ve yengesi olan davalılardan satın aldığını, davalıların uygun bir yer bulup taşınmazı tahliye edeceklerini bildirdikleri ve aradan zaman geçtiği hâlde haksız yere taşınmazı kullanmaya devam ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve taşınmazın kendisine teslimine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “ dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; kayden davacı ...'e ait çekişme konusu taşınmazı, davalılar Kemal ve Munise'nin haklı ve geçerli bir nedenleri olmaksızın kullandıkları belirlenerek birleşen dosyada elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, alacak davasında, davacılar Kemal ve Munise tarafından ileri sürülen iddianın içeriği itibariyle, taraflar arasındaki ilişkinin inançlı işlemden kaynaklandığı ve bu ilişkinin 05.02.1947 tarihli, 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı kapsamında yazılı delille kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Ne varki, dava dilekçesinin deliller kısmında davacıların “ her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayandıkları gözetilerek, yemin deliline başvurup vurmayacakları hususunun kendilerine hatırlatılması, başvurmaları halinde yeminin usulüne uygun biçimde yerine getirilmesinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak asıl davanın reddine, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, asıl davanın davacıları tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.01.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/8027, K. 2014/1148, 28 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama