KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/8207 E., 2013/13743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
- Mahkemesi
- ESKİŞEHİR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/10/2012
- Numarası
- 2012/229-2012/401
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01.10.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat H.S.geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı.
Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 322 ada 46 parsel sayılı taşınmazdaki 4 no'lu dubleks meskenin davacı adına kayıtlı iken Eskişehir 4. Icra Müdürlüğünün 2008/2348 Talimat dosyasındaki borcundan dolayı açık artırma sonucu 5.8.2010 tarihinde 48.510,00.-YTL bedel üzerinden davalıya satışının yapıldığı, taşınmazın 20.8.2010 tarihinde davalı adına tescil edildiği; davacı tarafından, icra dosyasındaki alacaklı şirket ile birlikte davalı aleyhine Eskişehir 2. Icra Hukuk Mahkemesinin 2010/792 E. 2010/1152 K. Sayılı dosyasında açılan ihalenin feshi davasının kabulüne karar verildiği,
bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesince onanarak ve karar düzeltmeye gidilmeyerek 25.5.2012 tarihinde kesinleştiği, davacının, ihale işleminin iptal edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, tapu sicillerinin tutulması bir takım prensiplere bağlı olup; bunlardan ilki tescil, ikincisi sicilin güvenilirliği (aleniliği), diğeri Hazine'nin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise; geçerli bir hukuki sebebin bulunması, bir başka ifadeyle, illetten mücerret olmamasıdır. Oluşan bir sicil kaydının korunabilmesi bakımından, illetini teşkil eden geçerli bir sebebin olması zorunludur.
Somut olayda, davalı adına oluşan sicilin hukuki mesnedi, ihaledir. O halde, ihalenin iptali ile sicilin hukuki dayanaktan yoksun kalacağı ve Türk Medeni Kanunu'nun 1025.maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği sabittir. Davalı ilk el konumunda olup, iyiniyetli olması neticeye etkili değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/8207, K. 2013/13743, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama