KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/8270 E., 2013/10427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2013
- Mahkemesi
- HALFETİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/07/2012
- Numarası
- 2011/3-2012/274
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, elatmanın önlenmesi ecrimisil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının dava konusu taşınmazın davalılar tarafından hiçbir hakka dayanılmaksızın kullanıldığı ve üzerinde ekili bulunan arpanın hasat edilerek alındığı ileri sürülerek elatmanın önlenmesi, 4.400,00 TL ecrimisil ve 4.000,00 TL arpa bedelinin tahsili isteminde bulunduğu bu miktar üzerinden davayı harçlandırdığı, elatmanın önlenmesi istemi bakımından ise değer bildirilmediği ve harç yatırılmadığı bu yönden usulünce açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi hükmü ile 04.03.1953 gün ve 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca el atmanın önlenmesi isteği yanında ecrimisil istenildiği taktirde dava değerinin el atılan taşınmazın zemin değeri ile istenilen ecrimisil değerinin ve varsa başka parasal isteklerin toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur.
Bu nedenle mahkemece sadece ecrimisil ve tazminat bedeli esas alınmak suretiyle karar ve ilam harcı alınması, el atmanın önlenmesi yönünden nisbi harç alınmaksızın davanın ikamesi ve yürütülmesi yasal olarak olanaklı değildir.
Hal böyle olunca, taraflara sorulmak veya keşfen saptanmak suretiyle taşınmazın değerinin tespiti, yukarıda belirtildiği şekilde dava değeri belirlendikten sonra bu değer üzerinden karar ve ilam harcının alınması, yanılgılı değerlendirme ile davanın harçsız görülmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/8270, K. 2013/10427, 24 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama