KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/8745 E., 2013/12672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/02/2013
- Numarası
- 2006/47-2013/117
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi isteği bakımından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteğinin ise reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında elatılan taşınmaz boşaltıldığından konusuz kaldığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi isteği bakımından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteğinin ise reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın yargılama sırasında boşaltıldığı taraflarında kabulündedir. O halde, konusuz kaldığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğrudur. Öte yandan, davalı Ö..'in taşınmazı sürekli kullandığı kanıtlanamadığından, anılan kişi bakımından ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur.
Davalı Bülent bakımından ecrimisil isteğine gelince; Davacı ve davalı B...'in 04.09.1989 tarihinde evlendikleri, 04.02.2002 tarihinde İzmir 2.Aile Mahkemesi'nin 2003/364 Esas ve 2007/364 Karar sayılı dosyasında açtıkları boşanma davasının kabul edilerek boşandıkları, kararın 31.05.2007 tarihinde kesinleştiği, dava konusu 1 parselde yeralan D2 numaralı bağımsız bölümün 13.09.1999 tarihi itibariyle davacı adına kayıtlı olduğu kayden sabittir.
Bilindiği üzere, boşanma davası açılmakla eşler ayrı yaşama hakkını elde ederler. Bu durumada kayden davacıya ait evde davalının oturmasının haklı ve geçerli bir nedene dayandığını söyleyebilme imkanı yoktur. Ecrimisil kötü niyetli zilyetin malike ödemekle yükümlü olduğu bir bedel olduğuna ve davacı 13.12.2005 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile 2002 yılından itibaren bu evde davalının oturmasına muvafakatı olmadığını bildirdiğine göre, ecrimisilin hüküm altına alınması gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, boşanma davasının açıldığı tarih ile eldeki davanın açıldığı tarih arasındaki dönem bakımından davalı B...'in ecrimisil ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/8745, K. 2013/12672, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama