KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/9168 E., 2013/10292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ANKARA 17. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/04/2010
- Numarası
- 2009/272-2010/132
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava ,tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden;davacının, ekonomik çıkmaza düştüğü bir anda 2226 ada 9 parselde kurulu binada kendisine ait olan 9 dairenin tamamının dava dışı abisine muvazaalı olarak devrettiğini, bu dairelerden 4 tanesini halen iş yeri olarak kullandığını, daha sonra abisinin de işlerinin bozulması üzerine yine muvazaalı olarak kendi emanetçilerine taşınmazları devrettiğini, bu emanetçilerden dava dışı MDA Kimya Sanayi Limited Şti.nin bu kez binadaki taşınmazların tümünü davalıya devrettiğini, yapılan işlemlerin tümünün muvazaalı ve kendisini yıpratmaya yönelik faaliyetler olduğunu,
bu hususun dava aşamasında kanıtlanacağını ileri sürerek eldeki davayı açtığı;davalının , dava konusu 9 ve 10 numaralı dairelerin bedeli ödenerek satın alındığını, davacıdan sonra taşınmazların birkaç kez el değiştirdiğini, davacının yasal bir gerekçe ortaya koyamadığını savunduğu;mahkemece,davacının davasını ıspatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece,yargılama aşamasında HUMK nun 163 ve 180. md.leri gereğince davacıya delillerini liste halinde vermesi ve karşı tarafa tebliğ ettirmesi amacıyla 10 günlük kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları açıklanmış olunmasına rağmen davacı vekili tarafından 10 günlük kesin süre içerisinde hiçbir delil sunulmadığı görülmüştür.
Her ne kadar mahkemece usulüne uygun kesin süre verilmiş ise de;davacı taraf dava dilekçesinde anılan dava dosyasını delil olarak belirtmiştir.
Hal böyle olunca davacının delil olarak dayandığı mahkeme dosyasının getirilerek incelenmesi, değerlendirilmesi,sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/9168, K. 2013/10292, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama