KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/9515 E., 2013/13420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- KOCAELİ 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/03/2013
- Numarası
- 2012/942-2013/417
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Tapu Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Davacılar, mirasbırakanlarına ait 2473 parsel sayılı taşınmazda tapuda "Hüseyin Mirasçıları" olarak yazılı kaydın nüfus kaydına uygun olarak "M... oğlu H...'den olma ........16 TC nolu H..." olarak tapudaki kimlik bilgilerine baba adı,ana adı, TC numarasının eklenerek düzeltilmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Bilindiği üzere;"Mülkiyet Hakkının Tescili" başlıklı 22.07.2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Tüzüğü'nün 28. (18.05.1994 tarihli ve 94/5623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicil Tüzüğü'nün 25.) maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarası olarak belirlenmiştir.
Tapu Sicili Tüzüğüne göre kütükte bulunması zorunlu bilgiler arasında tapu kayıt malikinin baba adı dışında davacının düzeltilmesini istediği kimlik bilgileri yer almamaktadır. Bu durumda mahkemece tapu kayıt malikinin ana adı ve TC numarasının düzeltilmesine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki akit tablosu, dayanak tapu kaydı gibi belgelerde var olan çelişkiler veya hatalı yazımlar nedeniyle, idarece tapu maliklerinin tasarruf talepleri kabul edilmemektedir. Dosya kapsamına göre, yapılan araştırma ve toplanan delillerle davacı iddiasını kanıtlamış olduğundan tapuda intikal işlemlerinin yaptırılabilmesi için "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince bir tespit hükmü kurulması gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece; dava konusu K... İli, İ... İlçesi,Ç... Köyü, K... mevkiinde kain 2473 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında malik olarak görünen "Hüseyin " ile davacının mirasbırakanı Ç... 01.07.1848 doğumlu, Ç... Köyü, Cilt no:..., Hane no:..., BSN:1de nüfusa kayıtlı, M... oğlu H....'in aynı şahıs olduğunun tespitine, şeklinde bir tespit kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/9515, K. 2013/13420, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama