KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2013/9615 E., 2013/13149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/02/2013
- Numarası
- 2010/120-2013/50
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen satışın iptali, tenkis,alacak davası sonunda, yerel mahkemece davanın, satış aktinin iptaline, kira alacağının tahsiline ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı satışın iptali, olmazsa tenkis, kiraya verilen taşınmazlar nedeniyle kira alacağı, satış iptal edilmezse miras paylarına isabet eden taşınmaz bedellerinin tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların satışına dair işlemlerin iptaline, 3.850,00 TL. kira alacağının davalı Gülderen'den tahsiline karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre; tarafların ortak miras bırakanı olan P...
A...'in 22.08.2008 tarihinde öldüğü, davacıların kendisinden önce vefat eden oğlu E...'ün çocukları, davalıların ise oğlu ile gelini olduğu, miras bırakanın malik olduğu 384 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 nolu meskeni 10.10.2001 tarihinde intifa hakkını üzerinde bırakıp çıplak mülkiyetini gelini olan davalı G...'e, aynı parselde bulunan 22 nolu işyerini ise aynı tarihte oğlu olan davalı M...'ya satış yolu ile temlik ettiği davacıların miras bırakanın muvazaalı olarak temlik işlemlerini gerçekleştirdiğini ileri sürerek eldeki davayı açtıkları, davalıların ise savunmasında, bedelinin ödeyerek taşınmazları satın aldıklarını,
gerçek satış olduğunu, murisin mal kaçırmak amacıyla hareket etmediğini ileri sürmüşlerdir.
Hemen belirtmek gerekir ki tapu kaydına dayanılarak açılan iptal davasında, ayrıca tescil isteğinde bulunulmamış olması iptal davasının reddi veya sadece satışın iptali kararı verilmesi için başlı başına bir sebep teşkil etmez. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, iptal isteminin tescili kapsamadığı gözetilerek davacıya, ayrıca tescil davası açması için imkan tanımak ve dava açılması halinde her iki dava birleştirilerek karara bağlanmaktan ibarettir.
Değişik anlatımla, sadece iptal davasının kabulüne ve tapunun veya satışın iptaline karar verilmesi, tapulu taşınmazın sicil dışı (kayıtsız) kalması sonucunu doğurur ki, böyle bir uygulama, devletin bütün taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarını belirleyerek sicile bağlama yolunda benimsediği -dolu pafta sistemi – genel ilkesi ile bağdaşmaz.
Ne var ki, davacı iptal değil, sadece tescil isteğinde bulunmuş ise Yargıtay'ın yerleşmiş ve kurallaşmış uygulamalarına göre, tescil isteği tapu sicilinde mevcut eski kaydın iptali isteğini de kapsadığı gözetilerek davacının ayrıca tapu kaydının iptalini de dava etmesine gerek olmadığı benimsenmektedir.(YHGK 11.11.1983 tarih, 1981/8-80 Esas ve 1983/1162 sayılı Karar)
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2013/9615, K. 2013/13149, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama