İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/10928 K.2015/13043

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve davaya muvafakat edenler tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik…

Esas2014/10928Karar2015/13043Tarih12 Kasım 2015Okuma6 dk · 1.160 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/10928 E., 2015/13043 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2015
Mahkemesi
ALANYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
13/03/2014
Numarası
2013/472-2014/142
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.160 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve davaya muvafakat edenler tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi................... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı, mirasbırakan L..... K.........R...........lu'nun maliki olduğu 143 ada 13 ve 16 parsel sayılı taşınmazları kurucusu olduğu davalı vakfa “vakfın amacının gerçekleştirilmesine yardımcı olması ve amaca uygun bu parsellerde yapılacak olan tesislerin adlarına muris dedesi M........ A.... E.............'nin adının ilave edilip, öylece anılması” şartıyla hibe suretiyle temlik ettiğini, ancak taşınmazların bağış amacına uygun kullanılmadığını, 15 yıldır atıl surette bekletildiğini, 20.12.2012 tarihinde ihtar göndermesine rağmen bağış şartının yerine getirilmediğini, bağıştan rücu koşulunun gerçekleştiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile muris L........ K......... R........adına tesciline karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır.

Davalı, murisin başka mirasçıları da olup, davacının tek başına eldeki davayı açamayacağını, murisin kurduğu “R.......H......... Fakültesi V..........ı'nın” Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/244 esas, 1999/284 karar sayılı kararı ile “R.. V..” olarak adının değiştirildiğini ve vakıf resmi senedinin 2. maddesine eklenen (ı) bendi ile dava konusu taşınmazların vakfa ait olduğunun kesinleştiğini, bağışın şartlı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, murisin 22.05.2012 tarihinde öldüğü, davanın ise 23.08.2013 tarihinde açıldığı, Türk Borçlar Kanununun 297. maddesi hükmü gereğince bağışlayanın ölümünden itibaren mirasçıların bağışlamayı geri alma haklarını kullanmadıkları, davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden toplanan delillerden; muris L.... K........ çekişme konusu 143 ada 13 ve 16 parsel sayılı taşınmazları 23.12.1998 tarihli akitle, “vakfın amaçlarının gerçekleşmesine yardımcı olmak için gelir sağlamak veya vakfın amaçlarına uygun olarak bu parsellere yapılacak tesislerin adlarına mirasbırakan dedesi M......... .fe.........i'nin adının ilave edilmesi ve öylece anılması şartıyla” davalı vakfa hibe suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan; muris Latif Kemal Reisoğlu'nun 22.05.2012 tarihinde ölümü ile eşi G.. R.. ile manevi evlatları G.. R.. ve Rahime Gül Reisoğlu'nun mirasçı olarak kaldıkları, eldeki davanın 23.08.2013 tarihinde mirasçı G.. R.. tarafından açıldığı, diğer mirasçılar G.. R.. ve Rahime Gül Reisoğlu'nun yargılama sırasında davaya muvafakat verdikleri görülmektedir.

./..

Bilindiği üzere; bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek taraflı bağışlanana varması gerekli beyanıyla geriye yürüyerek (makable şamil) hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır.

Bağışlanan bağışlayana veya yakınlarına karşı bir cürüm işlerse veya yasa gereği yapmakla zorunlu olduğu ödevlerini önemli surette aksatırsa yahut bağışlamayı sınırlayan ödevleri haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmezse bağışlayan bağıştan dönme (rücu) sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde beyanda bulunmak veya dava açmak suretiyle bağıştan dönebilir. Bağıştan dönme (rücu) 6098 s. Türk Borçlar Kanununun 295.

(818 s. Borçlar Kanununun 244.) maddesinde aynen. “Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir:

1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse. 2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa.

3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.” şeklinde hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu söz konusu Türk Borçlar Kanununun 295. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları hükmüyle mirastan ıskat sebeplerini düzenleyen Türk Medeni Kanununun 510. maddesi arasında paralellik sağlamış, bağıştan yararlanan kişiyi bağışlayanın devamlı baskısından kurtarmak istemiştir.

Gerçekten basit olayların dönme (rücu) nedeni sayılması, yukarıda değinilen mahzurun yanında açıklanan yasa maddelerinde izlenen amaca aykırı bir durum yaratacağı gibi hak ve adalet duygularını da zedeler. Bu itibarla her iki madde hükümleri birlikte değerlendirilerek olayların kapsamları, nitelikleri özellikle vahamet derecelerinin göz önünde bulundurulması zorunludur.

Hemen belirtmek gerekir ki; bağıştan dönme (rücu) kurulmuş olan bir sözleşmeyi sonradan ortaya çıkan sebeplere göre sona erdiren yenilik doğurucu bir hak olduğundan, bağışlanan ancak dönme (rücu) anında elinde kalan miktarı vermekle yükümlüdür. Bu hak TBK'nin 297. maddesine göre geri alma sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içerisinde kullanılmalıdır.

Somut olayda, davalı vakfa bağış yapan muris Latif Kemal Reisoğlu'nun 22.05.2012 tarihinde ölümü üzerine mirasçısı eşi davacı Gönül' ün 20.12.2012 tarihinde davalı vakfa gönderdiği ihtar ile, 143 ada 13 ve 16 parsel sayılı taşınmazların bağış amacına uygun kullanılmadığını, 1 ay içinde amaca uygun kullanılması konusunda somut adım atılmasını, belgeleri ile bilgi verilmesini, aksi halde dava açacağını bildirdiği, ihtarın davalı vakfa 26.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği, ardından eldeki davanın 23.08.2013 tarihinde açıldığı kuşkusuzdur.

Öyleyse, yukarıda açıklandığı şekilde, Türk Borçlar Kanununun 297/3. maddesi hükmünde öngörüldüğü üzere, bağışlayanın ölümünden başlayarak 1 yıllık sürede ihtar göndermek suretiyle mirasçıların bağışlamayı geri alma hakkını kullandıkları, koşulun gerçekleşmesi bakımından davalıdan somut adım atmasını makul bir süre bekledikten sonra eldeki davayı açmaları karşısında hak düşürücü sürenin geçirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.

Hâl böyle olunca, mahkemece, işin esasına girilerek yukarıda açıklanan ilke ve olgular doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, tarafların delillerinin eksiksiz toplanması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ile hak düşürücü süreden davanın reddine hükmedilmesi isabetsizdir.

Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.11.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Dava bağışlamanın geri alınması nedenine dayalı tapu iptali ve tescile ilişkindir.

Davacılar, murisleri tarafından bağışlama sırasında yapılan yüklemenin ölümünden sonra gönderdikleri ihtara rağmen davalı tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle bağışlanan taşınmazların tapusununu iptali ile muris adına tescilini isetemişler, mahkemece dava hakdüşürücü süreden reddedilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Muris L........ K....... R............'nun sağlararası işlemle adına kayıtlı dava konusu taşınmazları davalı vakfa bağışladığı, tapuda devrin sağlandığı, murisin 22.05.2012 tarihinde öldüğü, davacı G.. R.. tarafından davalıya 20.12.2012 tarihinde ihtarname gönderilerek; "dava konusu taşınmazların bağış amacına uygun kullanılmadığı,bir ay içinde taşınmazların vakfa bağış şartına uygun kullanılması konusunda somut girişimlerde bulunularak kendilerine bilgi ve belgelerin verilmesi, aksi halde tapu iptali tescil davası açılacağının bildirildiği," bu ihtarın 26.12.2012 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davanın ise 23.08.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Bağışlamanın geri alınması hakkının süresini ve mirasçılara geçmesini düzenleyen TBK'nun 297/3 madde hükmünde; " Bağışlayan sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları ölümden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilirler." düzenlemesi yer almaktadır. Davacıların mirasçı sıfatıyla açtıkları davada uygulanması gereken bu hükme göre, hakkın kullanımı murisin ölümünden itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir.

Murisin ölüm tarihi olan 22.05.2012 tarihinden dava tarihi olan 23.08.2013 tarihine kadar hakdüşürücü sürenin dolduğu konusunda tereddüt yoktur. Ancak sayın çoğunluk, davacının gönderdiği ihtarnameyi geri alma hakkının kullanılması olarak nitelendirmektedir. Oysa söz konusu ihtarname yenilik doğurucu bir irade beyanı değil, bağışlama yapılan davalıyı yüklemeyi yerine getirmeye davet niteliğindedir.

Davacı tarafından belirlenen bir aylık sürede, amaca uygun kullanım yolunda girişimde bulunulmaması halinde dava açılacağı belirtilmek suretiyle, geri alma hakkının kullanım biçimi "dava" olarak açıklanmıştır. Bu durumda, dava yolu ile geri alma hakkının kullanılabileceği süre murisin ölümünden itibaren en çok bir yıl olmasına rağmen bu süre fazlasıyla aşılmıştır.

Hemen belirtmek gerekir ki, hak kullanımı niteliğinde olmayan davetin hakdüşürücü süreyi keseceğini söyleyebilme imkanı da yoktur. Açıklanan nedenle, davanın hakdüşürücü süreden reddi kararı doğru olduğu için hükmün onanması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/10928, K. 2015/13043, 12 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/10928
Karar No
2015/13043
Tarih
12 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/10929 K.2015/13394
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/10934 K.2015/9687
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/10935 K.2015/7174
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/10936 K.2015/7159
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/10939 K.2015/7354
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/10941 K.2015/7429

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.