KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/11099 E., 2014/15079 K.·Mahkemesi : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2014
- Tarihi
- 17/12/2013
- Numarası
- 2013/405-2013/690
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı V. kızı F. Ş.'e ait olan dava konusu .. parselde murisin baba adının sehven H. ve ..parselde de Halil olarak yazıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen mahkeme kararı Yargıtay 14. Hukuk Dairesince, dava konusu taşınmazların tapulama tutanağında A. oğlu M..
B..'un, F.'ın eşi olarak yazıldığını, ancak nüfus kayıtlarında adı geçenin bekar olduğu belirtilerek tapulama tutanağındaki açıklamalar ile davacının murisinin nüfus kaydı arasındaki çelişkinin giderilerek kayıt maliki ile davacının murisinin aynı kişi olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi gerektiğine ve davacının murisinin nüfus kaydındaki isminin “F.” olup tapu kaydında “F..” şeklinde yazılı olduğuna ve bu çelişki üzerinde de durulması gerektiğine değinilerek bozulmuş; mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, tapu kaydında düzeltim davalarında mülkiyet hakkının zedelenmemesi için ve doğru kayıt oluşturma ilkesi gereğince taraf delilleri dışında gerekli görülen hususlarda re'sen araştırma yapılması zorunludur.
Ayrıca, bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış haklar doğar. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bozmada işaret edilen ilkeler doğrultusunda inceleme yapılarak davanın sonuca bağlanmasından ibarettir.
Ne var ki; mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; hakim, bozma sonrası 07.11.2013 tarihli ilk celsede davacıya bozma ilamında belirtilen hususlarla ilgili delillerini ibraz etmek üzere iki haftalık süre vermiş ve sonraki celsede davacının sunacağı ek delilinin bulunmadığını belirtmesi üzerine de davanın reddine karar vermiş, re'sen araştırma yapmamıştır.
Hal böyle olunca, bozma ilamında belirtildiği üzere; resmi kayıt araştırmasının yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeksizin noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/11099, K. 2014/15079, 29 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama