KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/11678 E., 2014/15110 K.·Mahkemesi : Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2014
- Tarihi
- 05/07/2013
- Numarası
- 2012/587-2013/539
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ile davalı Mehmet vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı bedel isteğine ilişkindir.
Mahkemece, bedel isteğinin kısmen kabulüne; davalı Ali hakkındaki davanın ise sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye özellikle temliklerin iradi olduğu ancak davalı vekil Mehmet tarafından bedelin davacıya ödenmediği saptanarak bedelin vekil Mehmet'ten tahsiline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı Mehmet vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Dava, 9.500 -TL değer gösterilerek açılmış, mahkemece mahâllinde keşif yapılarak taşınmazın gerçek değeri dolayısıyla davacının miras payına isabet eden değer belirlenmeksizin akitte gösterilen bedel üzerinden dava kabul edilmiştir. Oysa ki taşınmazın gerçek değeri ve buna bağlı olarak da davacının payına isabet edecek bedel belirlenip bu değer üzerinden taleple bağlı kalınarak karar verileceği kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, mahâllinde keşif yapılarak taşınmazın ve davacının payı belirlenip istekte gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/11678, K. 2014/15110, 30 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama