KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/1179 E., 2015/5586 K.·Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2015
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. ..'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, icra ihalesinin mülkiyeti tescilden önce nakleden işlem olması ve ihalenin kesinleşmesi nedeniyle davacının tescil isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 138 parsel sayılı taşınmazdaki dubleks mesken vasıflı 9 numaralı bağımsız bölümün 1/2 payının 22.09.1987 tarihinde satış nedeniyle davalı ... adına tescil edildiği bilahare Sulh Hukuk Mahkemesinde 2008/746 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davası açıldığı ve taşınmazın yargılama sırasında 03.02.2012 tarihinde dava dışı ...'a ihale edildiği, ihalenin 10.02.2012 tarihinde kesinleştiği, dosyadaki son tapu kaydına göre, çekişme konusu bağımsız bölümün ... adına 28.09.2012 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanında doğal bir sonucudur.
Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 125. maddesi ile dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir.
Söz konusu maddede, "dava konusunun devri" kenar başlığı altında; "davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren davem eder" şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Kendiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu olan usul kuralına göre mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Hal böyle olunca, HMK'nun 125. maddesi gereğince usuli işlemlerin yerine getirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/1179, K. 2015/5586, 16 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama