KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/11910 E., 2015/15114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2015
- Mahkemesi
- KAZAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/02/2014
- Numarası
- 2012/222-2014/62
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden maliki olduğu 1182 ada 1 ve 2604 ada 4 parsel sayılı taşınmazları gazeteye ilan vererek satışa çıkardığını, dava dışı .................. ile ortağı .....................'nin müşteri olduğunu, pazarlık neticesinde iki taksitte ödenmek üzere 62.000.000.-TL satış bedelinde anlaşarak, davalı Erhan'a noterde satış yetkisi içeren vekalet verdiğini, ancak vekalet görevi kötüye kullanılarak taşınmazların bilgisi olmadan dava dışı B.....
B......'ye, ondan da aynı gün davalıya muvazaalı olarak satış suretiyle devredildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Bilal haricinde ismi belirtilen hiçbir şahsı tanımadığını, iyi niyetli olduğunu, dava konusu taşınmazları satın aldığı gün adına kayıtlı bir kısım taşınmazları da sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “ somut olayda, hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca; vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiası bakımından gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, keşif yapılarak taşınmazların temlik tarihindeki gerçek değerlerinin saptanması, savcılığa yapılan şikayete konu soruşturma evraklarının getirtilerek irdelenmesi, öte yandan davalı vekilinin 16.12.2010 tarihli cevap dilekçesinde; davalı Murat'ın dava dışı Bilal'le dava konusu taşınmazların pazarlığını tapuda satış tarihi olan 21.06.2010 tarihinden en az 10 gün önceden yaptığını " beyan etmesine karşılık, o tarihte dava dışı Bilal'in taşınmazlara malik olmadığı da dikkate alınarak,
tüm bu olgular ile toplanan delillerin, toplanacak delillerle birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ....................’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı.
Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-K A R A R-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/11910, K. 2015/15114, 24 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama