KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/12553 E., 2015/1086 K.·Mahkemesi : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2015
- Tarihi
- 11/06/2013
- Numarası
- 2010/246-2013/441
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı Konya 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.6.2013 gün ve 2010/246 esas 2013/441 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 31.03.2014 gün ve 19480-6747 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Asıl dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen dava; inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinin kabulüne, tapu iptali ve tescil isteminin reddine dair verilen kararın asıl dosya davalısı ve birleştirilen dosya davacıları vekili tarafından temyizi üzerine Dairece.
“Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle birleşen davalarda inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı iddianın, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belgeyle kanıtlanamadığı gözetilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davalı (birleşen dosya davacıları) vekilinin temyiz itirazı yerinde değildir” gerekçesiyle onamış, asıl dosyanın davalısı ve birleştirilen dosya davacıları vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; birleştirilen inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil dosyasında yazılı delil yoksa da aynı nedenle açılan Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/19 E – 2007/304 K sayılı dosyasındaki taraflar arasında inançlı işlem olgusunun belirlendiği, ancak dava konusu 851 ada 117 parseldeki dava konusu 26/96 payı devreden A. P. mirasçıları olan davacıların üzerlerine düşen edimleri yerine getirmediklerinden davanın reddine karar verilip kesinleştiği anlaşıldığına göre inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olarak açılan ve birleştirilen davanın reddi bu gerekçe ve sonucu itibari ile doğrudur.
Asıl davada; yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki, dava konusu 851 ada 117 parsel sayılı taşınmazın yargılama aşamasında imar gördüğü ve davacının payının 31487 ada 11 parsel ve 31487 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara gittiği anlaşıldığından yeni oluşan imar parselleri üzerinden değerlendirme yapılması gerekirken kapatılan kayıt üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
Öte yandan, ecirimisil kötüniyetli zilyedin iyiniyetli malike ödemesi gereken bir tazminat olduğuna, Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/19 E – 2007/304 K sayılı kararı ile A. P. mirasçıları yararına inançlı işlem olgusu kabul edildiğine ve asıl dosya davalısı Mustafa kötüniyetli sayılamayacağına göre aleyhlerine ecrimisil kararı verilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/12553, K. 2015/1086, 26 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama