KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/13045 E., 2015/5366 K.·Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2015
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. ..’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının payına el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Çekişme konusu 426 parsel sayılı taşınmazın tapuda davacı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, davalının taşınmazda mülkiyet hakkının bulunmadığı, ancak tapu kaydında binanın davalıya ait olduğuna ilişkin şerhin yer aldığı kayden sabittir.
Bilindiği üzere, şerh davalıya kişisel hak sağlar. Kişisel hakla, ayni hakkın çatışması halinde, ayni hakka üstünlük tanınacağı kuşkusuzdur.
Nitekim, mahkemece mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi kural olarak doğrudur. Ancak, bilindiği ve TMK’nın 693/son maddesinde düzenlendiği üzere “ paydaşlardan her biri bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını paydaşları temsilen sağlayabilir”. TMK’nın bu açık hükmü karşısında davalının mutlak elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının payı bakımından davanın kabul edilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma gerekçesi yapılmamıştır.
Ancak, dava davacının payı oranında kabul edildiğine göre, taşınmazın toplam değeri üzerinden davacının 1/5 payına isabet eden değer gözetilerek harç ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, taşınmazın tümünün değeri üzerinden yargılama giderlerine ve harca hükmedilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/13045, K. 2015/5366, 13 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama