KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/13749 E., 2016/1649 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2016
- Dava türü
- TAZMİNAT
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ile birlikte paydaş oldukları 2807 Ada 8 parsel numaralı taşınmazda davalının payı karşılığının yaklaşık 170 m² olduğunu, davalının bu alan üzerinde İmar Planına göre bina yapması mümkün olmamasına rağmen, payına müdahale ederek bina inşa ettiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, payına müdahalenin önlenmesini, inşaatın yıkılmasını ve 6.500 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir
Davalı, davaya konu taşınmazı satış suretiyle edindiğini, satın aldığı yerin 221 m² olduğunu, taşınmaz üzerine inşaatı 2008 yılının Haziran ayında yapmaya başladığını, davacı tarafın evinin inşaata komşu olmasına rağmen ses çıkarmadığını, karşı tarafın taşınmazına taşmak gibi bir amacının söz konusu olmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin hukuka uygun olmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine dair verilen karar, Dairece, ' dava dileçesinde sadece maddi ve manevi tazminat isteği yönünden değer bildirildiği, elatmanın önlenmesi yönünden bir değer bildirilmediği, yargılama sırasında da bu yönlerden harç ikmali yapılmadığı görülmüştür. ... hal böyle olunca, elatıldığı iddia edilen taşınazın değerinin belirlenmesi ve bu değer üzerinden harç ikmali yaptırılması, ondan sonra işin esasına girilmesi,
soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı' gerekçesiyle BOZULMUŞ, mahkemece eksiklikler giderildikten sonra yeniden yapılan yargılama neticesinde Davanın Reddine ilişkin olarak verilen karar, bu defa Dairece, 'davalının, TMK'nun 692/1. maddesi uyarınca taşınmazın niteliğini ve kullanım tarzını; yani özgülendiği amacı değiştirecek bir davranışta bulunmasının yasal korunmaya mazhar olduğu söylenemez, diğer bir deyişle, taşınmaz üzerinde, yapılması mümkün bulunan , bina dışında başka bir yapının inşasının korunması gerektiği kabul edilemez.
O halde, her ne kadar davacının taşınmazda kullanabileceği başka yerler var ise de; davalı paydaşın, sözü edilen yapılanma olanağını ortadan kaldırabilecek biçimde bir eyleme hakkı ve yetkisi yoktur.
Öte yandan, davacının taşınmazı kullanamamasından ve inşaat yapamamasından kaynaklanan maddi zararları var ise; bu zararların da tazmininin mümkün olacağı tabiidir.Bunun ötesinde , BK'nun 49.(TBK'nun 58.) maddesi anlamında davacının tazminatı gerektirecek ağırlıkta elem duyduğu kanıtlanamamıştır.
Hâl böyle olunca, elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleri ile bilimsel verilere göre saptanacak davacının maddi zararının tazmini talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle reddi yönünde hüküm
kurulmuş olmasının doğru olmadığı' gerekçesiyle BOZULMUŞ, mahkemece bozmaya uyulup yeniden yapılan yargılama neticesinde, 2807 ada 8 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafın Müdahalesinin Men'ine 05/03/2013 tarihli fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen 128,55 m²'lik bölümdeki yapının yıkılmasına, 6.500 TL tazminatın davalı taraftan alınarak, davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat isteğinin REDDİNE karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/13749, K. 2016/1649, 15 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama