KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/14201 E., 2016/4883 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2016
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilerek Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin ve yıkımı istenen şeyin değeri toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, 21.15-TL başvurma ve pişin/nispi harç ödenmek suretiyle dava değeri gösterilmeden Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, elatmanın imar ile oluştuğu saptandığından mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkımı istenilen yapının mahkeme veznesine depo edilen 14.606,25-TL bedeli üzerinden hükümde harcın tamamlatıldığı, elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleri yönünden keşfen belirlenen değer üzerinden ne yargılama sırasında ne de hükümde harç ikmalinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun (temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Diğer taraftan, hükümle birlikte harcın alınmasına karar verilmiş olması da, değinilen koşulların yerine getirildiği sonucunu doğurmaz.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve yıkım istekleri ile ilgili olarak keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/14201, K. 2016/4883, 21 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama