KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/14315 E., 2016/2069 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olup, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, taşınmazda tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi veya fiili bir taksimin olmadığı, davacının kullandığı veya kullanabileceği bir yerin bulunmadığı, taşınmazın tümünün davalı tarafından kullanıldığı, davacının payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda davacının payına denk geldiği belirtilen 1187,50 m2 üzerinden elatmanın önlenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleri ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra,
dava konusu taşınmazda tarafların pay oranlarının belirlenmesi için dosya Fen bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişinin davacının taşınmaz üzerindeki payına isabet eden bölümün 339,34 m2 olduğunu bildirmesi üzerine, bilirkişi raporunda belirtilen 339,34 m2 alana davalının yapmış olduğu elatmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı TMK'nun 683. ve devamı maddelerinde düzenlendiği üzere, paylı mülkiyette her paydaş taşınmazın her zerresinde hak sahibidir. Fiili kullanım biçimi oluşmamışsa taşınmazın bir bölümünün bir paydaşa ait olduğu kabul edilemez.
Hâl böyle olunca, davacının payı oranında elatmanın önlenmesi şeklinde bozmaya uygun biçimde hüküm kurulması gerekirken, sanki fiili kullanma biçimi oluşmuş gibi taşınmazın bir bölümüne ve metrekare belirterek, infazda sorun yaratacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/14315, K. 2016/2069, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama