KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/14335 E., 2016/2279 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2016
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda; yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davacı ve müdahil .... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...' ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl ve birleştirilen dava inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, asıl ve birleştirilen davada, paydaşı bulunduğu 19 ada 65 parsel sayılı taşınmazı, aleyhine dava açılabileceği endişesiyle, düzenlenen protokol ile emaneten davalıya satış suretiyle devrettiğini, imar uygulaması sonucu 2792 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 parsel, 2793 ada 1 ve 2 parsel, 2790 ada 1 ve 4 parsel, 2797 ada 1 parsel numarasını aldığını, davalının borçları nedeniyle dava konusu taşınmazlar üzerine ipotek konulduğunu, davalıya yapılan satışın gerçek olmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, savunma getirmemiştir.
Müdahiller, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar ve müdahillerin temyiz haklarının bulunmadığına yönelik ek karar, Dairece; ''...feri müdahilin temyiz hakkı olup olmadığına Yargıtay ilgili dairesinin karar vereceği, somut olayda müdahillerin temyiz hakkının bulunduğu, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında, davacının, kaydın şerhlerden ari olarak devredilmesine yönelik talebinin bulunmadığı, mahkemenin talep sonuçları ile bağlı olduğu,
istek dışında başka bir şeye karar veremeyeceği, taşınmaz kaydının, taşıdığı ipotek ve haciz şerhlerini içerir biçimde iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, haciz şerhleri yönünden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı....” gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak araştırma yapılmış, 2790 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı bulunmadığı gerekçesiyle, bu taşınmaz yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile davalı adına olan tapu kayıtlarının,
taşıdığı ipotek ve haciz şerhlerini içerir biçimde iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, müdahillerin haklarını ilgilendiren bir konuda hükmü temyiz etmekte hukuksal yararı bulunmasına, istem konusu yapılan ancak bozma öncesi hakkında sehven hüküm kurulmayan taşınmaz hakkında, bozma sonrası karar verilmesinde bir engel olmamasına göre, davacının, müdahillerin kararı temyiz etme haklarının bulunmadığı, bozma öncesi hakkında hüküm kurulmayan 2790 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden, bozma ilamı sonrası hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bu hususun karar düzeltme yolu ile istenebileceği yönündeki temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.
Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; davanın kabulüne karar verildiğine göre, 140,40.-TL. temyiz ve posta giderinin davacıdan alınarak, müdahiller ... ve ...'a verilmesi yönünde karar verilmesi isabetsizdir.
Müdahil ....nin temyiz itirazlarına gelince:
Dairece verilen 29.03.2012 tarih, 2012/69 Esas, 2012/3575 Karar sayılı bozma kararında özetle, davacının dava dilekçesinde münhasıran tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğu, kaydın şerhlerden ari olarak devir isteğinde bulunmadığı, 1086 sayılı HUMK.nun 74ve 6100 sayılı ...nun 26. maddesi uyarınca, hâkimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu ve istek dışında başka bir şeye karar veremeyeceği hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına yanlış anlam verilecek ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde, tapu kaydının "taşıdığı ipotek ve haciz şerhlerini içerir biçimde iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline" karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hâl böyle olunca, mahkemece, taşınmaz üzerindeki şerhlerin kaldırılması konusunda talep bulunmadığı gözetilerek, taşınmaz üzerindeki ipotek ve haciz şerhleri ile birlikte davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/14335, K. 2016/2279, 29 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama