İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/14572 K.2015/1788

Mahkemenin 21.02.2013 tarih, 2009/64 esas, 2013/15 karar sayılı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının davalı tarafından duruşma istekli temyiz edilmesi üzerine Dairece, duruşma isteği pul gideri karşılanmadığından reddedilerek hükmün onanmasına karar…

Esas2014/14572Karar2015/1788Tarih10 Şubat 2015Okuma5 dk · 1.046 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/14572 E., 2015/1788 K.·Mahkemesi : Arapgir Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Şubat 2015
Tarihi
21/02/2013
Numarası
2009/64-2013/15
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.046 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Mahkemenin 21.02.2013 tarih, 2009/64 esas, 2013/15 karar sayılı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının davalı tarafından duruşma istekli temyiz edilmesi üzerine Dairece, duruşma isteği pul gideri karşılanmadığından reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiş ise de, davalının karar düzeltme isteği üzerine duruşma günü tebliği için gerekli pulun geri çevirme sonrası tamamlandığı anlaşılmakla davalının karar düzeltme isteğinin bu nedenle kabulüne, Dairenin 23.09.2013 tarihli, 2013/9607 Esas,

2013/13064 Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra duruşma günü olarak saptanan 10.02.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Beyazıt İnş. Tah.San. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu ve vekili Avukat M.

A.. geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, ecrimisil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı, kayden maliki olduğu 704 ada 10, 12; 706 ada 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlarıyol inşaatı yapan davalı şirketin şantiye kurmak, araç ve malzemelerini koymak suretiyle 1990 yılından beri işgal ettiğini, 10.09.2009 tarihinde taşınmazlar üzerindeki şantiye binasını kaldırmış ise de, atık madde ve malzemeleri bıraktığını ileri sürerek 10.09.2004 ila 10.09.2009 tarihleri arasındaki dönem için 50.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsili isteğiyle eldeki davayı açmıştır.

Davalı, dava konusu alandaki yol inşaatını 2005 yılı sonunda bitirdiklerini, bundan sonra şantiyenin kullanılmadığını, öncesine dair kullanımın rızaya dayalı olduğunu, istenen ecrimisilin fahiş bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazları davalının ecrimisil istenen dönemde şantiye kurmak suretiyle haksız kullandığı, ikinci bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu, davalıya ihtar gönderilmediğinden dava tarihi öncesi faiz isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 704 ada 10, 12; 706 ada 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazların kayden davacı belediye adına kayıtlı olduğu, taşınmazların “mera” nitelikli bulunduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.

Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 günlü ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).

Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira paraları araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek emsal araştırılmalı, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

Somut olayda, yukarıda açıklanan ilke ve olgular gözetildiğinde kayden davacıya ait olan çekişme konusu taşınmazları davalı şirketin yol inşaatı sırasında şantiye kurmak suretiyle depolama alanı olarak haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın kullandığı dosya kapsamı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabittir.

Ne varki, mahkemece, ecrimisil miktarının belinlenmesine yönelik yapılan araştırmanın yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Şöyle ki, dava konusu taşınmazların niteliği mera olup, ecrimisil en azı kira geliri, en çoğu mahrum kalınan kardır. Mahkemece, mera nitelikli bir yerin ecrimisil istenen ilk dönem olan 10.09.2004 tarihi itibariyle ne şekilde gelir getireceği tespit edilip, buna göre ilk dönem ecrimisilin hesap edilmesi, sonraki yıllarında endeks uygulanmak suretiyle ecrimisilin tespit edilmesi gerekirken aykırı yöntemler kullanılarak ve uzman olmayan bilirkişilerin hazırladığı raporun hükme esas alınmak suretiyle sonuca gidildiği görülmektedir.

Öte yandan; davacı 10.09.2009 tarihine kadar ecrimisil talebinde bulunmuş olmakla beraber, aynı davacının 01.07.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 704 ada 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazları dava dışı A.T..’a yıllık 1.000,00 TL’den üç yıllığına kiraladığı görülmektedir. Öyleyse, anılan bu taşınmazları üçüncü kişinin kullandığı dönem için davalının ecrimisilden sorumlu tutulmasının doğru olduğu söylenemez.

Diğer taraftan, hemen belirtmek gerekir ki, bir taşınmazın en iyi emsali kendisidir. Davacı belediye yukarıda açıklandığı şekilde 01.07.2009 tarihinde taşınmazı kira sözleşmesi ile dava dışı üçüncü kişiye yıllık 1.000,00 TL bedelle kiraya verdiği gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin yeterli olmadığı, taşınmazların Arapgir’de olmasına rağmen Sinop’da yapılan yol inşaatından bahisle rapor tanzimi yoluna gidilerek gerekli ciddiyet ve özenin davalı itirazlarına rağmen gösterilmediği kuşkusuzdur.

Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan ilke ve olgular doğrultusunda dava konusu taşınmazların mera niteliği gözetilerek taşınmazların niteliğine uygun ecrimisil hesabının yapılması, davalının kullandığı dönem itibariyle ve zamanaşımı da dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi aracılığıyla) 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.100.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, 10.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/14572, K. 2015/1788, 10 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/14572
Karar No
2015/1788
Tarih
10 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/14573 K.2015/2254
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/14573 K.2015/10268
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/14573 K.2015/3262
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/14574 K.2015/13033
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/14574 K.2015/2307
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/14574 K.2015/3263

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.