İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/14942 K.2015/1791

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.02.2015 Salı günü…

Esas2014/14942Karar2015/1791Tarih10 Şubat 2015Okuma5 dk · 996 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2014/14942 E., 2015/1791 K.·Mahkemesi : Çınar Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Şubat 2015
Tarihi
28/02/2013
Numarası
2011/139-2013/51
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

996 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.02.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı B.. A.. vekili Avukat M, B,,ile temyiz edilenler vekili Avukat M, D,, geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı M, K,,vekili Avukat, davalı A..

A.. gelmediler yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ,tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacılar, mirasbırakan F, A,,’ın mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla 34 parça taşınmazı gelini H, A,,’a verdiği vekaletname ile oğlu davalı Abdullah’a, satış suretiyle devrettiğini ondan da diğer davalılara satış suretiyle temlik edildiğini, satışların gerçek olmadığını, murisin yaşlılığından, akıl zayıflığından yaralanıldığını, kayıt maliki davalıların muvazaalı işlemi bilen kişiler olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, dava konusu taşınmazların bedeli karşılığında devirlerinin yapıldığını, murisin fiil ehliyetine haiz olduğunun doktor raporu ile tespit edildiğini, muvazaa iddiasının asılsız olduğunu, kayıt maliki davalıların iyi niyetli bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların davalı Abdullah’a murisin vekili tarafından temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalı Abdullah’ın aleyhine dava açıldığını öğrendikten hemen sonra diğer davalılara anılan taşınmazları devrinin de muvazaalı bulunduğu, davalılar Baran ve M, Z,,’nın alım gücünün olmadığı satış bedelini ödediklerini ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan deliller ile, mirasbırakan F.A..’ın gelini ve vekili Halise eliyle çekişme konusu taşınmazlardaki paylarını oğlu davalı Abudllah’a temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, öte yandan, aynı taşınmaz paylarını devralan diğer davalıların da muvazaalı ilk işlemi bilen ve bilmesi gereken kişiler olup kötü niyetle iktisapta bulundukları belirlenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.

Davalıların öteki temyiz itirazlarına gelince; bilindiği gibi, tapu iptali ve tescil davalarında dava dilekçesinde dava değerinin gösterilmesi gerekir. Asıl dava değerinin ise yargılama sırasında keşfen belirlenecek değer olacağı da açıktır.

Somut olayda, taraflar dava dilekçesinde gösterilen 30.000,00 TL dava değeri üzerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2. maddesi kapsamında uzlaştığına göre keşif yapılmamış olması sonuca etkili görülmemiştir.

Diğer taraftan, dosya kapsamı ile murisin vekili H. A.. tarafından çekişme konusu 38, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 57, 68, 81, 86, 97, 98, 99, 100, 104, 105, 107, 111, 112, 113, 115, 117 parsel sayıl taşınmazlardaki maliki olduğu payların 24.11.2010 tarihli akitle oğlu davalı Abdullah’a, ondan da, 38, 47, 48, 100, 104, 105, 107, 111, 112, 113, 115, 117 parsel sayılı taşınmazlardaki payların 04.08.2011 tarihli akitle davalı Baran’a, 42, 43, 44, 45, 46, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 57, 58, 68, 86, 97, 98 ve 99 parsel sayılı taşınmazlardaki payların ise 09.08.2011 tarihli akitle davalı Mehmet Zekeriya’ya satış suretiyle temlik edildiği görülmektedir.

Bu durumda, eldeki davada davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu gözetilerek davalılar Baran ve M. Z..’nın kendilerine devredilen taşınmaz payları bakımından davacıların miras payları oranında, davalı Abdullah’ın ise lehine muvazaalı işlem yapılan, başka bir deyişle el ve işbirliği içinde olan kişi olarak temlike konu tüm taşınmaz payları bakımından davacıların miras payları oranında tespit edilecek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken aralarında mecburi dava arkadaşlığı olmadığı halde tüm taşınmazlar bakımından davalıların müteselsilen sorumlu tutulmaları isabetsiz olduğu gibi, yargılama sırasında harcı ikmal edilmeyen akitteki değer üzerinden yüksek avukatlık parasına karar verilmiş olması da doğru değildir.

Davalıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden davalı B.. A.. vekili için 1.100.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, 10.02.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Dava, mirasbırakan Fadil'in vekil aracılığı ile mirasçılarından davalı Abdullah'a Abdullah'ında davalılar Baran ve M.Z..'ya yaptığı temliklerle ilgili olarak açılan muris mavazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır.

Davacılar, dava dilekçesinde 30.000.TL dava değeri göstermişler ve bu değer üzerinden harç yatırmışlardır.

Mahkemece keşif yapılarak dava konusu taşınmazların değeri saptanmamış, toplanan delillere göre, dosya üzerinden karar verilmiştir.

Sayın çoğunlukça, asıl dava değerinin yargılama sırasında keşfen belirlenen dava değeri olacağı, ancak tarafların dava değerinde uzlaşmış olmalarına göre, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 2. maddesi kapsamında keşif yapılmamış olması sonuca etkili görülmemiştir.

Ancak, HUMK'nun 2. maddesinde belirtilen uzlaşmanın etkisi - Yargıtay kararlarında ve doktrinde bağlayıcı olup olmayacağı tartışmalı olmakla birlikte -sadece görevle ilgilidir. Kaldı ki, eldeki dava 12.09.2011 tarihinde açılmış, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş, 1086 sayılı HUMK yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, tüm tarafların taşınmazın değeri konusunda tam bir anlaşmaları da yoktur. Sadece davacı vekili 09.02.2012 tarihli ikinci oturumda taşınmazların bedellerinin 300.000.-TL'lik rakamlarda olduğunu bildirmiştir.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesine göre; taşınmazın aynı ile ilgili davalarda harç, taşınmazın değerine göre alınır. Aynı Kanun'un 28. maddesine göre, dörtte bir nisbi harç peşin alınır, 30. maddesine göre ise, eksik harç yatırılmaz ise, sadece o oturum için yargılamaya devam edilir, eksik harç yatırılmaz ise, takip eden oturumda davaya devam edilmez. Bu yasal düzenlemeler kamu düzeni ile ilgili olup, hâkim tarafından resen gözetilir.

Bu nedenlerle mahkemece keşif yapılıp, taşınmazların -dava edilen paylarda nazara alınarak- değerinin saptanması gerekir. Bu yasal gerek yerine getirilmediğinden mahkeme kararının öncelikle bu yönden bozulması gerekir.

Ayrıca sayın çoğunluk davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davacıların payları gözetilerek davalılar Baran ve M. Z..'ya devredilen taşınmazlar yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti ve yargılama gideri takdiri gerektiği görüşündedir. Bu kabule göre de harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri taşınmazların değerine göre hesaplanacağından yine davalı taşınmazların değerlerinin ayrı ayrı tesbiti gerekecektir.

Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun, aksine bozma gerekçesine katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/14942, K. 2015/1791, 10 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/14942
Karar No
2015/1791
Tarih
10 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/14943 K.2015/4760
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/14943 K.2015/2580
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/14944 K.2015/20738
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/14944 K.2015/19539
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/14944 K.2015/2127
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/14944 K.2015/4761

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.