KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/1557 E., 2014/4401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2014
- Mahkemesi
- KARASU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/03/2013
- Numarası
- 2013/75-2013/276
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 242 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu, davacının davalı aleyhine bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokide A harfi ile gösterilen bölüme ev yapmak suretiyle elattığı iddiası ile elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleri ile eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; TMK'nun 683. maddesine dayalı elatmanın önlenmesi ve yıkım istekli davaların konusunu haksız eyleme dayalı tasarrufların oluşturduğu kuşkuzdur. Eylem kimin tarafından yapılırsa, davanın ona yönelik olarak açılması ve sonucundan onun sorumlu tutulması asıldır. Taşınmazın bir başkası tarafından da tasarruf edilmesi ya da kullanıma sunulması o yeri haklı ve geçerli bir nedene dayalı olmaksızın tasarruf edenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı da açıktır.
Somut olayda, görevsizlik kararından önce Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, davacıya ait taşınmaz üzerindeki evin davalının babası Y. B. tarafından yapıldığını, ölümü ile mirasçıları tarafından kullanıldığını beyan etmişlerdir.
Hal böyle olunca; yıkımı istenen yapıyı inşa eden (ölü) Y. B.mirasçılarının davada yer almaları sağlanarak taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken değinilen hususun gözardı edilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/1557, K. 2014/4401, 26 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama