KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/15711 E., 2016/3879 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2016
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu 108 ada 54 parsel sayılı taşınmaza davalının haksız yere müdahale ederek fındığını topladığını, öte yandan Kaymakamlığa başvurup taşınmazdan haksız yere kendisini men ettirdiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ortak mirasbırakanlarından intikal eden taşınmazları aralarında taksim ettiklerini ve dava konusu parselin de paylaşımda kendisine bırakıldığını, öte yandan taşınmazda eşinin de paydaş olup yerinin fiilen ayrıldığını, kalan bölümü davacının tasarruf ettiğini, men kararının eşinin hissesine yönelik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazda davacının da kullanmakta olduğu bir yer bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; fındık bahçesi ve tarla vasıflı davaya konu 108 ada 54 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının davacıya, 1/3 payının davalının eşi ...'e, 1/3 payının ise dava dışı ...'e ait olduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki, davacının dava dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği delilleri toplanmadan, taşınmaz başında keşif yapılıp, tanıkları dinlenmeden ve konusunda uzman teknik bilirkişilerden rapor alınmadan sonuca gidildiği görülmektedir.
Hâl böyle olunca; tarafların göstermiş oldukları tüm delillerin eksiksiz toplanması, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek soruşturmanın tamamlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/15711, K. 2016/3879, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama