KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/1604 E., 2014/19615 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2014
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve eski hale getirme davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine ilişkin olarak verilen karar davalı karşı davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve eski hale iade isteğiyle, birleşen dava komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteği ile açılmış, Sulh Hukuk Mahkemesinde birleşerek görülen dava sonunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin verilen kararın temyizi üzerine Dairece; “…2010/187 E. sayılı dava açıldığı tarih itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gereken davalardandır.
Değer itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevine giren davaların da ancak Asliye Hukuk Mahkemesi’nde mafevk (üst dereceli) mahkemede birleştirilmesi zorunludur.
O halde Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi ve Sulh Hukuk Mahkemesince sonuca gidilmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama sonrası, Sulh Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin 12.03.2013 tarihinde kesinleşmiş, dava dosyası davacılardan ...’nin 05/04/2013 gönderme talep dilekçesi üzerine görevli ve yetkili olduğu belirtilen ...
Asliye Hukuk Mahkemesine 08/04/2013 havale tarihli müzekkere ile gönderilmiştir.
Bilindiği üzere, görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi için görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren görevsizlik kararının tebliğ edildiği tarihte uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 20.maddesine (1086 s. HUMK'un 193. m.) göre iki hafta (1086 s. HUMK'un 193.maddesi gereğince 10 gün) içinde taraflardan birinin görevli mahkemeye başvurarak tebligat yaptırması gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece re’sen gözetilir.
Somut olayda; görevsizlik kararı temyiz edilmeden kesinleşmiş, ancak taraflarca yasada öngörülen süreden sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvuruda bulunulmuştur.
Hal böyle olunca, taraflarca süresinden sonra görevli mahkemeye gönderilmesi istenen dava yönünden 6100 sayılı HMK'nin 20.maddesi (1086 s. HUMK 19 m.) dikkate alınarak ''davanın açılmamış sayılmasına'' karar verilmesi gerekirken, işin esasının hükme bağlanması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/1604, K. 2014/19615, 15 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama