KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/17052 E., 2015/5035 K.·Mahkemesi : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2015
- Tarihi
- 23/08/2013
- Numarası
- 2012/434-2013/488
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı Antalya 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.08.2013 gün ve 2012/434 Esas - 2013/488 Karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 01.07.2014 gün ve 18536-12680 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde bir kısım davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa bedelin tahsili ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen hükmün davacılar tarafından temyizi üzerine Dairece, '' ....Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların 25.02.1983 tarihinde ölen M..
K..’un mirasçıları oldukları, mirasbırakanın tapulu taşınmazlarını kadastro tespitinden önce mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak erkek çocuklarına temlik ettiği ve taşınmazların çeşitli kadastral parsellere revizyon gördüğü bilahare imara tabi tutulduğu ileri sürülüp 7646 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki A Blok 1, 3, 6, 7, 10, 11, 14, 15, 18 ve B Blok 2, 5, 6, 9, 10, 13, 14, 17 ve 18 numaralı bağımsız bölümler yönünden miras payları oranında iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat ve ecrimisil isteğiyle eldeki davayı açtıkları,
Antalya Kadastro Mahkemesinin 1985/202 Esas 1988/96 Karar sayılı dosyasında 18.03.1988 tarihli “Keşif tutanağı-Sulh Zaptı” başlıklı belge ile kök muris Mustafa mirasçılarından Hasan Karabulut mirasçıları ile bir kısım davacılar arasında tarihsiz “Karşılıklı Anlaşma” başlıklı belge düzenlendiği, Kadastro Mahkemesinin 1985/202 Esas, 1988/96 Karar sayılı dosyasında düzenlenen “Keşif tutanağı-Sulh Zaptı” ve tarihsiz “Karşılıklı Anlaşma” başlıklı, Gülay dışındaki davacıların imzasını taşıyan belgelerin feragat içerikli olmadığı,
sulh sözleşmesi niteliğinde oldukları, esasen mirasbırakanın temliklerinin muvazaalı olduğu hususunun mirasçılardan Ayşe tarafından açılan davalar ile kesinleştiği, bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sulh anlaşmalarının yerine getirilip getirilmediği noktasında toplandığının açık olduğu, ne var ki mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığı; hal böyle olunca, yukarıda anılan belgelerdeki beyanların haktan feragat anlamında olmadığı gözetilerek, yine taraflar arasındaki sulhun koşullarının yerine getirilip getirilmediğinin açıklığa kavuşturulması,
getirilmiş ise başka bir anlatımla davacılara verilmesi kararlaştırılan taşınmazlar kayden devredilmiş ise davacıların miras paylarını aldıklarının gözetilmesi, aksi halde temliklerin muvazaalı olduğu saptandığına göre davacıların payı oranında davanın kabul edilmesi, her halükarda sulh tutanaklarında imzası olmayan davacı Gülay’ın davasının payı oranında kabul edilmesi, bu belirlemelere göre sair isteklerin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği,...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamında da vurgulandığı üzere, Antalya Kadastro Hakimliğinin 1985/202 esas sayılı dosyasında bulunan "Keşif tutanağı-Sulh Zaptı" başlıklı belge içeriğindeki davacılar beyanının miras bırakanın muvazaalı temliklerine hukukilik kazandırmayacağı ve temlike konu taşınmazlardaki haklarından feragat niteliği taşımadığı, yine aynı temlikler nedeniyle bir başka mirasçı olan A.. G... tarafından açılan davalar ile muvazaa olgusunun kesinleştiği, o mirasçı tarafından açılan davalarda “Keşif tutanağı-Sulh Zaptı” başlıklı belge ve tarihsiz “Karşılıklı Anlaşma” başlıklı belgelere değer verilmediği açıktır.
Hâl böyle olunca; çekişmeli imar parselinin hangi kadastral parsellerden geldiğinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanması, saptanan kadastral parsellerin dayanak tapu kayıtlarının ilk tesislerinden itibaren denetlenmesi, kayıtlarda miras bırakanla ilgisi olmayıp üçüncü kişilerden edinilen payların da bulunması halinde, bu payların imar parselindeki karşılığının kabul kapsamı dışında bırakılması, ondan sonra iptal-tescil ve belirlenecek ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/17052, K. 2015/5035, 8 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama