KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/17332 E., 2016/5745 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2016
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Davacılar, ortak mirasbırakanları .n maliki olduğu 1919 ada 34, 35 ve 36 parsel sayılı taşınmazları çocukları .., . . ve Ayşe'ye temlik ettiğini, yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazları satmaya ihtiyacının bulunmadığını, satış karşılığı bedel ödenmediğini, taşınmazların dava dışı üçüncü kişiye satıldığını, dava dışı mirasçılardan ..' in paylarına isabet eden parayı kendilerine verdiğini, ancak davalıların ödeme yapmadıklarını ileri sürerek, taşınmazların satış bedelinden miras paylarına isabet eden bedelin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, işlemin muvazaalı olmadığını, davacıların iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğunun ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; karar davacılar vekili tarafından faiz talebine hasren temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nun 297/2.maddesi uyarınca mahkemece taleplerin herbiri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmektedir.
Ne var ki, dava dilekçesinde davacıların faiz istekleri olduğu halde, bu konuda hüküm kurulmamıştır.
Hâl böyle olunca; davacıların faiz istekleri bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurulmamış olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/17332, K. 2016/5745, 9 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama