KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2014/17815 E., 2016/5918 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2016
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan ...'den intikali ile kayden paydaşı oldukları 5004 parsel sayılı taşınmazı davalıların ikamet etmek suretiyle haksız işgal ettiğini, ihtara rağmen taşınmazı boşaltmadıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, davalı ...'in eşi ve davalı ...'nın babası ... ile davacıların mirasbırakanı ... arasında düzenlenen protokol uyarınca taşınmazda ikamet ettiklerini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, “protokol” başlıklı belge gereğince davalıların davaya konu taşınmazda ikâmetlerinin kararlaştırıldığı ve davalıların taşınmazı kullanımlarının haksız olmadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece "... anılan protokolün davacıların murisi ... ile davalı ...'in eşi ve diğer davalının babası ... tarafından imzalandığı, protokolün 2. maddesinde;
davaya konu taşınmazı 10 yıl süreyle ...'nın kullanacağının ancak 5. maddesinde ise sözleşmenin tarafı olan davacıların murisi ...'in ölümü halinde davaya konu ev için sigortanın ödemiş olduğu miktar kadar paranın ... tarafından ... varislerine ödenmek şartıyla meskenin ...'ya devredileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Kredinin 06.05.2009 tarihinde...
Bankası A.Ş. ... şubesinden ... tarafından çekildiği, ...'in 12.09.2009 tarihinde öldüğü, sigorta tarafından 19.08.2010 tarihinde 62.798,22 TL'nin ödendiği ayrıca 02.09.2010 tarihinde de ... adına 4.000,00 TL'nin yatırılarak kredi borcunun kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Öyle ise sözleşmenin 5. maddesine göre kredi borcunun ... sigortası tarafından ödendiği, sözleşmenin tarafı olan ...'nın sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğinden, sözleşmeden doğan kullanma hakkının da bulunmadığı ve davalıların taşınmazı kullanımlarının haksız olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir." gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...'ün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi, Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/17815, K. 2016/5918, 11 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama